“Bana acıdan kurtulmak için üç anlayış anahtarı verdi. İlki, asla gördüğümüz dünyanın kurbanı olmadığımız. Korkularımızı belirlediğimizde bunların bizim algımızın gerçeğini bozduğunu fark ediyoruz zira korkularımız illüzyondan başka bir şey değil. Kısacası, algımızın kurbanıyız. İkinci anahtar, hiçbir şey hakkında varsayımda bulunmamak. Elle tutulur bir açıklama elde edinceye kadar her türlü yorumdan kaçınmak gerekiyor. Üçüncü anahtar ise hiçbir şeyi yargılamamak. Eleştiriden kurtulduğumuzda ve karşımızdaki kişiyi olduğu gibi kabul ettiğimizde varlıklar arasındaki bağlantı yıkılmaz oluyor.”
"Hepimiz aldığımız kararlar, hayatta bulunduğumuz nokta ya da başardıklarımızla ilgili olarak geçmişte yaşadığımız ve haklılığımızı ön plana çıkaran unsurları özellikle seçer ve bunlar üzerinden haklılığımızı ve kendi özbenlik inancımızı güçlendiririz. Hayatta sürekli depresyona girmekten kaçınmanın ve hayatta kalmanın en makul yollarından biridir bu."
“Yeni bir şey öğrenme şansımız büyük ölçüde duygusal etkinleşme düzeyimize bağlıdır. Etkinleşme düzeyi çok düşükse (örneğin uyuşukluk nedeniyle), hiçbir öğrenme gerçekleşmez.”
"Yaşam bize olağanüstü sürprizler hazırlar. Biz bir yana gitmeyi düşünürken, o belli belirsiz çalımlarla bizi bambaşka yollara sokar. Yıllar gelip geçtikçe bir yerlerde var olan gerçek, bütün bir tasarımın karalama düzeyinde de olsa yaşamlarımızın anahatlarını çizmiş olduğu konusundaki kuşkularımız artar. "