Kitaplar yazdığı için, o öteki ve büyük dünyada ünlü olduğu için saygı duyduğun bir insanın ansızın aynı zamanda genç, zarif, bir oğlan çocuğu gibi neşeli ve yirmi beş yaşında bir delikanlı olduğunu keşfetmek!
Stefan Zweig'dan okumuş olduğum 3. kitap. Yazarın etkileyici dili karşısında hayran kalmamak elde değil. Daha önce Olağanüstü Bir Gece ve Bir Kadının Yaşamından Yirmidört Saat kitaplarından da elbette dikkatimi en çok çeken şey yazarın psikolojik betimlemeleri mükemmel yapması ve okuyucuya yansıtmasıydı. Her okuduğum kitabında daha çok hayran oluyorum.
Kendi yaşamından izler taşıyor Satranç'ta. Nazi dönemi uygulanan psikolojik şiddeti ayan beyan ortaya koyuyor. Bütün kitaplarında dikkatimi çeken hikaye içinde hikaye barındırması ve içindeki hikayenin asıl hikayeye yaptığı katkı cidden muhteşem. İz bırakacağına eminim.