Nefret ettiğimiz insanlardan sonsuza dek uzak kalamayız. Öte yandan, yine aynı nedenle, sevdiklerimizi asla büsbütün yakın olamayacağımızı da düşünebiliriz.
Fiiliyatımızın kaynağı, kendimize zamanın merkezi, nedeni ve sonucu zannetmeye bilinçsizce meyilli olmamızdadır. Reflekslerimiz ve gururumuz, teşkil ettiğimiz et ve bilinç parçasını bir gezegene dönüştürür. Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik; eğer kıyaslamak, yaşamaktan ayrılmaz olsaydı mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bize ezerdi. Ama yaşamak, kendi boyutlarına karşı körleşmektir.