Kadın dört şey için nikahlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar olanı seç ki elin bereket görsün.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Hadi, düşler arasından çok bozulmamış bir düş seç kendine!
Sayfa 166·Kitabı okudu
Reklam
Bu, genelde hep aynı sonucu veren kısa bir yoldur.
Yüreğinde derin bir yalnızlık, halinin hatrının sorulması ihtiyacını hissedersen, sana ihtiyaç duyanları sen ara. Gönlünde bir darlık hissedersen bir iki dertli insan seç, onlara uğra ve onlarla vakit geçir. Rahatladıklarına ve huzur bulduklarına kanaat getirene kadar onlarla ilgilen. Böyle yaparsan öncelikle gönlündeki endişe gidecek ve sendeki dert dinecektir.
Evlilik hayatının iyi olabilmesi için, nikahlanacak kadında bazı özelliklere itibar edilmelidir: Birincisi: Dinini güzel yaşayan bir hanım olmasıdır. En temel olan, asıl özellik de budur. Nitekim Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle buyurmuştur: "Sen, din sahibini/dinini güzel yaşayanı seç! Böylece elin bereketli olur, sıkıntı çekmezsin ve çokça hayra nail olursun!" Eğer kadın, dinini güzel yaşayan biri olmazsa, eşinin de din hayatını ifsat eder/bozar, onu da günahkâr yapar. Eğer kıskançlık yolunu tutar, eşine hayatı zehir ederse, o zaman da bela ve keder içerisinde geçirilecek bir yaşam, erkeğin yakasından düşmez.
Sayfa 122 - Karınca Polen Yayınları | EVLİLİK HAYATININ İYİ OLMASI HAKKINDA
"Akılsıza ahmaklığına uygun karşılık ver yoksa kendini bilge sanır. Akılsıza ahmaklığına göre karşılık verme yoksa sen de onun düzeyine inersin. Birini seç.."
Sayfa 10 - İletişim Yayınları
Başım öne eğik bir vaziyette evime doğru yol aldım. Yaptıklarımı kafamdan geçiriyordum. Her şey ne kadar da basitti aslında. İnsanın canı ne kadar da kırılgandı. Eve döner dönmez üstümdeki kıyafetleri çıkardım. Hafif bir sarsıntı sonrası sandıktan çıkan giysileri yakmaya niyet ettim. Bir başkasının giyip de kötülük işlemesine engel olmak istiyordum. Ben nasıl bu tuzağa düşmüştüm? Hiç anlam veremedim. Anladığım, herkesin bilinçaltında her tür insanı barındırdığıydı. İnsan kendi içinde birlik halinde yani "ben" değildi, bizdi ve sizdi. Durum böyle olunca değişkenlik göstermesi beklenen durumdu. Ben kan görmeye meyilliysem doktor da olma fırsatım vardı kasap da. Boksör de olabilirdim katil de. Seçimler vardı ve kader yolunu ona göre çizerdi. Bana aktarılan emre öyle ya da böyle uymamıştım. "Yaşamı ve iyiyi, ölümü ve kötüyü koydum önüne. Ve yaşayabilmen için hem sen hem de soyun yaşamı seç." Maalesef kötülüğe boyun eğmek kolay gelmişti. Vicdan ve sağduyusu olan insan zaten ahlak kuralları nedir içten içe bilirdi. Demek ki her ikisinden de yoksundum. Birini yaşatmak yerine o kişiyi öldürmek cazip görünmüştü. Katili istedikleri kadar arasınlar bulmanın veya ispat etmenin yolu yoktu. Bu beni az da olsa rahatlatıyordu. Yaptığım yanıma kalır mıydı? Hiç sanmıyordum. Bedeli neyse zamanı geldiğinde illa ödeyecektim.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Reklam
Reklam