“… Onlar hoşnutsuzluk ve isyan hissiyle dolup taşmıyor, neye izin verilsin ne yasaklansın diye durmaksızın ağız dalaşı yapmıyor, birbirlerini doğru biçimde yaşamamakla suçlamıyor, birbirlerinden korkmuyor, hayatlarının boş ve amaçsız olduğunu düşünerek kafayı oynatmıyor, günün sonunu getirebilmek için kendileri uyuşturmuyor, tutunabilecekleri bir dal bulmak için her hafta yeni din çıkartmıyor, hayatlarını yaşamaya değer kılacak herhangi bir inanç peşinde koşmuyorlar.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“…Müthiş bir can sıkıntısına ve melankoliye düşmemek için ne kadar gayret ettiğimi görüyorsun. Bırak, bu akşam olsun kendimizden ayrılalım. Farz et ki biz, biz değiliz. Burayı dolduran bir sürü insandan biriyiz. Zaten onların da bakalım hepsi göründükleri gibi mi ? İstemiyorum. Kendimi herkesin akıllısı veya duygulusu yerine koymak istemiyorum…”
Kendimi kararlı bir savaşçı ve usanmaz bir tanrıça ve devam eden harika bir eser olarak görüyorum. Ben de senin gibi öğrenen, gelişen, gülen ve ağlayan bir kadınım.Hatalar yapıyorum, insanların damarına basıyorum, korkuya kapılıyor ve kendimden şüphe duyabiliyorum. Hala bir şeyleri kişisel algılayabiliyorum. Bazen yenilmez hissediyorum, bazen kırılgan ve savunmasız hissediyorum. Tüm bu yönlerini peki sevmediklerine bile onurlandırıyor ve bunlara değer veriyorum.