Sena Kayış

Muhtemelen insanın uzun süre sırla yaşaması öngörülmediği içindir. Sır, anlaşılan, evrimin geç ortaya çıkan bir ürünü. Hiçbir hayvan sır tutamaz. Sadece insan. Yapısını tanımlamak gerekirse, büyük ihtimalle düzensiz, pütürlü bir yumrudur.
Sayfa 67·Kitabı okuyor
Reklam
"Beni her şeyin belirgin, somut, iyice vurgulanmış olduğu bir dünyaya sokan romanları okumayı severim," diyor genç hanım. "Olayların, kendi hayatımda önemsiz gibi görünen sıradan şeylerin bile başka türlü değil de belirli biçimde olduğunu bilmek bana özel bir keyif verir."
Alıntı
Ama sen çekinmen gerekmediğini biliyorsun; Okumana Gerek Olmayan Kitaplar, Daha Yazılmadan Önce Okunmuş Kitaplar Sınıfına Dahil Olduğu İçin Kapağını Açmaya Gerek Olmadan Okumuş Olduğun Kitaplar silsilesinin hektarlarca uzandığını çok iyi biliyorsun.
Kitap Alıntısı
Uzağı yakın, küçüğü büyük göstermeyen dürbün ile pertavsızı nasıl kırıp atmak lazım gelirse bu faydalı mübalağa işini yapamayan romanı da öyle çürüklüğe atmak lazımdır. (...) Hülasa: Kuyucaklı Yusuf yüzümüzü ağartacak bir sanat eseridir. Zararlı bir tarafını göremedim. Mevzuubahis tenkitler bugün el üstünde tutulan bazı Avrupa şaheserlerinde gördüğümüz -aynı mevzulara ait- tenkitler yanında son derece masum ve küçük kalır. Yalnız bir şahsın ve bir romanın değil, memleketimizde ilerlemesi lazım bir büyük ve faydalı sanatın da davasını gören Cumhuriyet adliyesinden zaten zayıf olan Türk romanının cesaretini kıracak bir karar çıkmayacağını kuvvetle ümit ederim. Maarif Vekaleti Müfettişlerinden Reşat Nuri
Kuyucaklı Yusuf romanı 14 Şubat 1937'de toplatılarak roman, aile hayatı ve askerlik aleyhinde olduğu gerekçesiyle mahkemeye verilmiştir. Bu davada Kuyucaklı Yusuf hakkında üç bilirkişi raporuna gerek duyulmuştur. Bunlardan birisi Reşat Nuri Günte·Kitabı okudu
Edebiyat
Kaza hapishaneleri cezaları üç seneyi tecavüz etmeyen mahkumların, yani attığı kurşun öldürmeyip yaralayanlarla doludur. Buraların mahkumları biraz daha serbesttir, hatta kazada serbestçe gezip dolaşırlar. Şayan-ı dikkat cihetleri buralarda da "mücrim" denecek adamın pek bulunamayışıdır.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Reklam