Yani kendimi kültür ve eğitime âşık ama felsefe okumanın toplumda bir değerinin olmadığını başından beri bilen nevi şahsına münhasır biri olarak mı sunsam, diye düşünüyorum. Aslında ayağı yere basan bir insan olduğumu söylerim. Sonra da üniversitelere ve eğitim sistemine veryansın ederim biraz. Üniversitelerin kimsenin ihtiyaç duymadığı bir sürü uzman yetiştirdiğini söylerim. Her zaman tutar bu. Ama öyle ya da böyle mutlaka yanlış bir şey yaparım herhalde, şu anki korkum bu en azından. Sorun şu: Benim yaşımdaki bir adam iş görüş melerine gitmek zorunda kalmamalıydı. “ Mutsuzluk zamanında mutluluk” Wilhelm Genazino
bir insanın içinde daima saklı kalan hakiki benliğini tanıdığını kim iddia edebilir? kimse göründüğü gibi değildir. fakat kimse görünmediği ve kendi olduğunu sandığı gibi de değildir. kimse bizi olduğumuzu sandığımız gibi göremez. kimsenin nasıl olduğunu hiç kimse bilemez.''
Mükemmel olmayan yaşamlarımızdan boşa harcanmış zamanların da yeri önemli değil midir? Eğer bu mükemmel olmayan yaşamlarımızdan tüm bu boşa harcanmışlıkları çıkaracak olursak , yaşamlarımız mükemmel olmama özelliğini bile yitiriverir .