Gerçekten aşık, duaya muhtaç olandır ve kültürümüzün aşk hastalığına düşenlere bu kadar şefkatle muamele ediyor oluşu dikkate değerdir. O kadar ki bazı alimler “Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma” (Bakara,286) ayetini “aşk” ile tefsir etmişlerdir.
İlk görüşte aşk, sevgi ihtiyacı yüksek bireylerde daha sık görünen bir durumdur. Kişi zaten arayış halindedir. İdealize ettiği, hayalini kurduğu sevgiliyi ilk gördüğü kişiye giydiriverir. Bu yüzden tehlkeldir ilk görüşte aşklar. İhtiyaç öyle bir raddeye gelir ki aşık olunan kişi ile aşığın onda gördüğü kişi birbirinden apayrı olabilir. Gözün gerçekleri göremez hale geldiği bir durum ilerisi için riskler barındırır.
Sen oyun diye seyrediyorsun, ben ateşin içindeyim. Yanımdayken minnettarım sana, mestim. Sonra, sonra bir kör kuyuya yuvarlanıyorum. Kainat ve hayat bitiyor. Bazen tek kelime, sesinde hafif bir titreyiş önümde öyle bir uçurum açıyor ki!
Cemil Meriç
Jurnal-1