Asosyalmişim, öyle diyorlar. Kaynaşamıyormuşum. Öyle tuhaf ki. Aslında çok sosyalimdir. Sosyalden ne bahsettiğine bağlı tamamen, değil mi? Bana göre sosyal olmak, seninle böyle şeyler hakkında konuşmak. Veya dünyanın ne tuhaf olduğundan bahsetmek. (...) Ama bir grup insanı bir araya getirip de konuşmalarına izin vermemek sosyallik değil bence; ya sence? Bir saat tv dersi, bir saat basketbol veya beyzbol ya da koşu, yine bir saat çeviriyazılı tarih veya resim ve yine spor... ama biliyor musun, asla soru sormuyoruz, en azından çoğumuz sormuyor; yanıtları bing bing diye veriyorlar sadece, biz de dört saat daha film-öğretmenin karşısında oturuyoruz. Bana göre kesinlikle sosyallik değil bu. (...) Hakkımda söyledikleri her şey doğru sanırım. Hiç arkadaşım yok. Bu anormal olduğumu kanıtlıyormuş. Ama tanıdığım herkes ya bağırıyor ya ortalıkta çılgınca dans ediyor ya da birbirini dövüyor. Bugünlerde insanların birbirini nasıl incittiğini fark ediyor musun?
"Sence insanlar..." Durup bir anlığına gözlerimi kapattım. "Yani birileri, aynı şeyleri istedikleri zaman mı birbirlerine uygun olurlar."
"Bu çok sıkıcı olmaz mıydı?"
"Herkes kendi hayatı için farklı şeyler isteyebilir," diye mırıldandı. "Sanırım ortak bir noktada buluştukları zaman her şey daha iyi hale gelir." İlk kez kelimeleri seçerken bocaladığını gördüm ve konuşurken bizden, ikimizden de bahsettiğini düşündüm. Ateş ve Su. Birbirinden gece ve gündüz kadar farklı oluşumuz doğuştandı. Seçimlerimiz ya da isteklerimiz değil varoluşumuz bizi birbirinin zıttı yapmış olsa da gökyüzü belki de evrene bir şeyler anlatmak istemiş olmalıydı. Bizi birbirimize iliklemişti."