Senin gözlerin dram; oysa ağlatan benim Ben dilenci; sen sultan; sevgi dağıtan benim Sen ışık; ben karanlık ve aydınlatan benim Ben ölümüm; sen hayat; cana can katan benim Sabah sende oluyor; güneşi tutan benim Soran ben; sorulan sen; hüznü damıtan benim Öldüren ben; ölen sen; kabirde yatan benim Sen sevda yüklü bulut, göklerimin sahibi Saklıyorum içimde seni bir tufan gibi Nerde uğruna ömür verdiğim belâ, nerde Her hâtıra bir demet zakkum meyhanelerde Düşlerim esrarınla çoğalan pervanedir Götür benden ahzânı, bana ihsanı getir Yalanı reddederken düşüyorum yalana Ben bir aziz değilim Rüveyda, anlasana
Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum… Sende öyle bir şey var, öyle bir şey ki hiçbirinde rastlamıyorum. Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında yok oluyor. Ruhuma bir şifa, huzur geliyor.
Sayfa 4
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben seni aramak için, senden başlayan, sende nihâyetlenen bir yola girdim; girdiğim yol, insan ayağı ile fetholacak bir ülke değil... Onun için ben de başı ayağı bıraktım, senden ibâret bir vücutla yollara düştüm, seferdeyim.
Alıntı
Sende, ben, imkânsızlığı seviyorum, fakat aslâ ümitsizliği değil...
"Sakarlığın yüzünden mi?" "Ben sakar değilim." Uzaktan kumandayı alıp televizyonu açarken güldüm. "Neden öyle dedin?" "Bilemedim, sende her şeye takılıp düşebilirim tipi var." "Ne güzel," dedim, kafamı sallayarak. "Teşekkürler."
Sayfa 186·Kitabı okuyor
Sende,ben kutba giden bir geminin sergüzeştini sende,ben kumarbaz macerasını keşiflerin sende uzaklığı, sende,ben imkansızlığı seviyorum. Fakat asla ümitsizliği değil..
Şiir