Nereden yazmaya başlayacağımı çok kestiremediğimden önce kitabı genel hatlarıyla değerlendireyim. Kitap kafayı çok yormayan, sade bir dille yazılmış. Konular günlük hayatınızda sizin karşılaşma olasılığınız yüksek genel durumlardan başlayıp masalsı bir sona uzanıyor. Masalsı diyorum, çünkü her şey aslında iyi bitiyor.
Bir yere ait olabilme hissi hakim tüm sayfalarda. Hep köküne, özüne dönmek ister insan, o yüzden toprağını arar diyor. Ne çok hasret olunan şey. Çoğu zaman nereye ait olduğunu anlayamamış, memleketi veya evi sorulduğunda ne diyeceğini bilemeyen insana göre ne gıpta edilecek şey.
Bir aile olmanın manasını buluyorsunuz, aslında herkesin bencilce gözüken yanlarından, olayın iç yüzünde nasıl da bir olduklarını görüyorsunuz.
Kitapta umut var aslında. Birlik olmaya, sevmeye, sevilmeye, güçlü olmaya, dik durmaya vs dair. Bir yandan hoşuna gidiyor insanın ama bir yandan masalsı geliyor işte. Biraz kitapla bu kadar da olmaz diyip kavga ederek, biraz umut ederek bir pazar günümde bitirdim biraz merakla.