Nietzche-Dostoyevski bağlantısı konusunda dikkat edilmesi gereken nokta her ikisinde (Dostoyevski’nin sahte idamı ve Sibirya sonrasında) “sosyalizm”, “anarşizm”, ve “nihilizm”in şiddetli düşmanları olması her ikisinin de geçmişteki sert, aristokratik, dinin kutsadığı toplumsal hiyerarşinin korunması ve geri kazanılmasının gerektiğine inanmasıdır. Fakat aradaki fark Dostoyevski’nin Hıristiyan bir aristokratik topluma inanmasıdır. Nietzche bu yüzden Brandes’e gönderdiği bir mektupta Dostoyevski’yi “bildiğim en değerli psikolojik malzeme”diyerek değerli bulmakla birlikte temel içgüdüsüne “tam anlamıyla ters düştüğü için tuhaf bir şekilde ona minnettar”olduğunu belirtir. İkisinin arasındaki benzerlik o hadde varsaydı Nietzsche’ye söyleyecek hiçbir şey kalmayacaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşamın kendisi aslında bir el koyma sürecidir, yaralama, yabancı ve daha zayıf olanı yenmedir; baskı altına alma, sertlik, kendi formlarını kabule zorlama, kendisine katma ve en azından, en yumuşağından sömürüdür. NİETZSCHE
...”İdealizm” de yanlış olan nedir gerçekten? Niçin pembe gözlüklerimizi çıkarıp karanlığın yüreğine göz kırpmadan Schopenhauer’cı bir cesaretle bakalım ki? Nietzsche’nin iki noktaya temas etmek istediğini düşünüyorum. Birincisi, idealistlerin dünya hakkındaki hakikatten kaçınması sadece psikolojik bakımdan zayıf olanların stratejisi değil, aynı zammda zayıflığı aşma fırsatını geri çeviren bir stratejidir. “Korkuyu hisset ve yine de yap.” sözü popüler psikolojinin tanıdık bir sloganıdır. Burada verilen öğüt “güven” kazanması, böylece daha “güçlü” (muhtemelen “sevgi” dolu) bir insan olması, fakat kaçınarak değil, korkularla karşılaştığında dik durma fazileti edinerek bunu gerçekleştirmesidir. Popüler psikolojinin büyük bir kısmında olduğu gibi - Nietzsche’nin “hayat bilgeliği” nin orjinalliğinin oldundan daha az görünmesine yol açacak şekilde- bu da neticede Nietzsche’den türemiştir. Zira burada söylenen şey, meşhur “ beni öldürmeyen şey beni güçlendirir” aforizmasında söylenenle aynıdır. İdealistlerin kendini kandırmasının altında, “İyinin ve Kötünün Ötesinde” de işaret edildiği gibi dünyayı “güzel ruhlarla” soldurmanın onları mutlu edeceği inancı vardır. Fakat sort çevirdikleri şey daha dirençli, daha iyi bir mutluluk imkânıdır.