Şükür

Hem gösteriş yapar hem de milletin gözü kalmasın diye, kan akıtmak gibi pagan ayinlerine, nazar boncuğu takmaya, hatta kurşun döktürmeye kadar başvurmadıkları rezalet kalmaz. Bu kadar zahmet yerine biraz daha alçakgönüllü yaşasalar, biraz daha ucuz araba kullansalar, buna karşılık kafalarını zenginleştirseler olmaz mı?"
Sayfa 251·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Belki de edebiyatçılık, anlatmaktan çok, bir anlama uğraşına dayanıyordu
Sayfa 140·Kitabı okudu
Kaldırımların üstünde ne güzel bağrılır ve şarkı söylenir; kaldırımların üstünde ne güzel yıldızlara bakılır: arkadaşlarla ne coşkun kahkahalar fırlatılır ve yalnızken ve ağır ağır yürürken, için için ne güzel ağlanır!
Sayfa 89·Kitabı okudu
Svetlana'nın Ali'ye aşık olduğunu nasıl anladığımı sordu. "Bende" dedim, "duygularla ve egoyla çarpılmamış, serinkanlı, duru bir gözlem alışkanlığı var. Belki fark etmişinizdir; her şeyi ve herkesi gözlerim. Birçok insan bunu yapamaz, çünkü aşırı derecede kendi duygularıyla ve egosuyla meşguldür. Başkalarıyla ilgilenemez."
Sayfa 53·Kitabı okudu
Herkes öleceği günü saati bilseydi, geriye sayım ne kadar zor olurdu, düşünsenize. Geçen her dakikayı bir tabut çivisi gibi algılamaz mıydık? Açıkça yanıt vermek bile insanı ürkütüyor, değil mi? Hele genç ölümler için. İnsan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastalığa, kazaya, acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor, bunları unutuyor. İşte anahtar kelime bu; hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez."
Sayfa 31·Kitabı okudu