Telaş İstanbul'un sokaklarında akan bir hastalık gibiydi, çünkü telaşa kapılmış insanlar, yağmalanan değerlerin, akıp giden hayatın mucizelerinin, anların önemini unutmuşçasına yaşamaktaydılar.
Yaradan'ın kendi yarattığı toprağı lanetlemiş olabilecek bir varlık olması kesinlikle mantıklı değildi ama insanlar rahmete kulp takabilecek, rahmeti lanete çevirebilecek kötülükteydiler, işte buna emindi.