Sercan Erol

Sercan Erol
@sercanerol
Makine Operatörü
Lisans
İzmir / Karşıyaka
İzmir, 23 Eylül
314 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2017 66. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2017 15:23
Böyle bir kitap nasıl incelenebilir ? Nasıl değelendirilp, nasıl sınıflandırılabilir bilemiyorum. Eğer ki belirli kıstasları varsa bile bu eser üzerine birşeyler söylemek bana düşer mi ? Bunun da cevabını bilmiyorum. Umarım sınırlarımı aşmadan bir kaç cümle sarfedebilirim. Kitabı ikinci okuyuşum, bu defa üzerine basa basa okuyarak (sesli bir şekilde) bitirdim Oğuz Atay'ın bu ölümsüz eserini. Kimi insanı beni etkilediği gibi kendi safına çeken Tutunamayanlar, kimi arkadaşlara ise tutunamıyor. (belki de o arkadaşlar hala birşeylere tutunabiliyor olduklarındandır.) Okunamadığından yakınılıyor genellikle, anlaşılamadığından. Haklılık payları yok değil, bazı bölümler de okunması gerçekten zor. Hele bir de noktalamasız geçen o sayfalara adım attığınız da neye uğradığınızı şaşırabiliyorsunuz. Haklısınız. Ama pes etmeyin. Tutunamayanlar'dan vazgeçmeyin. En yakın gördüğünüz arkadaşınızın intahar ederek hayatına son verdiğini düşünün. Bir gün böyle bir haber alıyorsunuz ve bütün yaşamınız alt üst oluyor. Olayların üstüne gidip nedenlerini sorgulayıp, anlamaya çalışıyorsunuz. Arkadaşınızın bilmediğiniz topraklarına adım atıyor, yeni insanlar keşfediyorsunuz. Karşılaştığınız şeyler karşısında çektiğiniz acının yanında arkadaşınızın çektiği, hissettiği acıyı kavrıyorsunuz öğrendiklerinizle. Her sayfada yeniden görüyorsunuz hayatın içine girmeye çalışmasına rağmen hiç bir zaman giremeyen "Tutunamayan" arkadaşınızı. Hayatınıza bakın, çevreniz de Tutunamayanlar var. Kelimeleri farklı, düşünceleri farklı, yaşayışları farklı. Sizden farklı ama diğer tutunamayanlar ile özünde aynı bir farklı. Bu kitapta o tutunamayanları göreceksiniz, onların karşınıza oturup size söyleyemediklerini okuyacaksınız. Tutunamayanların tutunamayışı, tutunamayan bir diğerinden çokta farklı değil. Okuyun!
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2017 65. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2017 21:59
Uzun zamandır okuma listemde olan Yabancı'yı okuma fırsatını buldum ve aynı gün içerisinde bitirdim. Kendi fikir ve hisleri ile toplumsal yargılar ,beklentiler arasında sıkışıp kalan karakterimiz Meursault, bir çok bakımdan kendimle özdeşleştirebileceğim bir yapıya sahip. Bu bakımdan kitabı okurken, Meursault'a bakışım çokta 'yabancı' değildi. Kurgusal anlamda baktığımızda ise beni çok tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim. Anlatılan ve üzerinde durulan topluma yabancılaşma olgusu, mesajı iyi bir şekilde iletse de kurgu konusunda kişisel olarak tatmin olmadığımı belirtmeden geçemiyorum. (Aynı dönem içerisinde Tutunamayanlar'ı ikinci defa okuyor oluşumdan dolayı Yabancı biraz sığ kaldı sanırım diye düşünüyorum kendi kendime) Okunmasını tavsiye edebileceğim bir eser. ( ki zaten dünya çapında yer edinmiş bir eser, ben tavsiye etmesem ne olur :) )
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137bin okunma
7/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2017 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2017 18:09
Sıla'nın yazdığı şarkı sözlerini ve bunları şarkılarda yorumlamasını beğenmeyen pek insana rastlamadım, ben de onlardan birisi olarak kitabı gördüğüm zaman hemen alıp, beğendiğim bu sanatçının kitabında sevenlerine neler aktardığını görmek istedim. Bu kitap hakkında kısaca fikirlerimi belirtmek istiyorum. "Anlatsam Geçer Mi?" için, beni yer yer derinden yakalayan, yer yer ise anlamlandıramadığım cümlelerin bir araya gelip, bunların sentezinden oluşmuş bir şiir kitabı diyebilirim. Duygusal yaklaşımlarımızın farkı olmasından olsa gerek diye düşünüyorum, bazı şiirleri hissedemedim. Genel itibari ile okuduğuma memnun olduğum bir eser. İleride Sıla'dan yeni şiir kitapları da gelecektir diye düşünüyorum.
Edebiyat
Anlatsam Geçer mi?Sıla Gençoğlu · Doğan Kitap · 2017932 okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2017 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2017 13:48
Kurgusu kasvetli ve yer yer iç sızlatan romanın eleştirebileceğim en önemli ve belki de tek noktası tesadüfler. Özellikle son bölümlere doğru hızlanan tesadüfler silsilesi, okumanın da akışına kapıldığınızda zihninizin kitabın etkisinden bir an sıyrılıp "yok artık" demesine sebep olabiliyor. Bunun haricin de söylenebilecek şeyler gerçekten "AZ". Hakan Günday'ın okuduğum ilk romanı, ancak diğerleri de okuma listemde şimdiden yerlerini aldılar.
Edebiyat
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,8bin okunma
7/10
·121 syf.··
Beğendi
·
2017 62. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2017 15:42
Okuduğum bir dergideki alıntıyı beğenerek kitabı almaya karar verdim, ancak kitabı okuyabilmek, okumaya karar vermek kadar kolay olmadı. Basımı olmayan (son basımı 1994) bu kitabı bu konuda bilgim olmadığı için çeşitli kitapçılarda aradım ancak bulamadım, maalesef yakınımdaki kütüphanede de mevcut değildi. E-Kitap olarak bulup çıktısını aldım ve okumaya başladım. Bu eser aslında yazar tarafından yayımlanmış bir eser değil, öncelikle bunu belirtmek gerek. Nilgün Marmara'nın kişisel notları, denemeleri, okuduğu eserlerden parçalar, rüyalar, diyaloglar ve aforizmalara rastlıyoruz. Ölümünün (intaharının) ardından annesi tarafından Gülseli İnan'a teslim edilen karışık bir çok belge, defter ve kaydın arasında yer alan Kırmızı ve Kahverengi iki defter içerisinden derlenen ancak düzenlenmeden yazarın elinden çıktığı gibi aktarılmasıyla oluşmuş bir kitap. Kitap içerisinde el yazıları da mevcut. Kitap dağınık ve bağlantısız ilerleyen, yazarın karamsar iç dünyasını kendi tasvirleriyle aktardığı özel bir alan aslına bakıldığında. Kimi yer umutsuzluğu, kimi yer kırgınlığı, kimi zaman kızgınlığı bulabiliyorsunuz. Yoğun melankoli satırlarında geziyorsunuz, bazen anlam veremediğiniz şeylerle karşılaşıp acaba ne anlatmaya çalışıyor diye düşünüp empati kurmaya uğraşıyorsunuz. Eminim ki yazarın kendisi bu şekilde bir kitap çıkarmayı isteseydi çok çok daha iyi bir eserle karşı karşıya kalırdık, bu dağınık, karışık, kopuk hali bile bence okunmaya değerdi.
Edebiyat
Kırmızı Kahverengi DefterNilgün Marmara · Telos Yayıncılık · 20001,849 okunma