Bütün devletler ittifaktan doğar. Devletsizlik ise nifaktan doğar...
Bir hata gördüğünde üstünü ört, kınamaya başlama. Hiçbir insanın nefsi hatasız değildir. Baksana güneşe; tüm dikkatine rağmen her zaman aynı çizgiden geçmez.
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Reklam
Mervani Kürt hükümdarları, adaletli yönetimleri sayesinde saltanat tahtında sarsılmaz bir yer edindiler. Çevrelerindeki büyük imparatorluklar dahi onların bu gücünü tanımak ve onlarla dostane ilişkiler kurmak zorunda kaldı.
Bilinsin ki Kürt taifesi; yaradılışları gereği gayet cesur, yiğit, savaşçı ve gururlu bir kavimdir. Yüce Allah onlara öyle bir heybet ve asalet vermiştir ki, başlarını kolay kolay kimsenin önünde eğmezler. Kendi topraklarını, namuslarını ve kalelerini korumak uğruna canlarını hiçe sayarlar. Misafirperverlikte, sözünde durmakta ve dostluğa sadakat göstermekte üstlerine yoktur. Dağların hür havası, onların ruhlarına da sirayet etmiştir. Lakin bu büyük gurur ve hürriyet tutkusu, onların en büyük dertleridir. Kürtlerin arasına öyle bir tefrika (bölünmüşlük) ve kıskançlık tohumu ekilmiştir ki, kendi içlerinden çıkan bir liderin otoritesini kabul etmekte zorlanırlar. Her biri kendi aşiretinin, kendi kalesinin beyi olmak ister; bir diğeri kendisinden üstün olsun istemez.
BOZARSLAN, MEHMET EMİN (1935-)
Araştırmacı, yazar. Diyarbakır Lice ilçesinde doğdu. Medrese eğitimi gördü. 1959-1969 arasında çeşitli yerlerde müftülük yaptı. Kürtlerin sorunlarını yakından gözlemleyen Bozarslan'ın ilk kitabı Şeyhlik ve Ağalık 1964'te, ikinci kitabı Doğunun Sorun-lan 1966'da yayınlandı. 1968'de Celadet Ali Bedirhan'ın Latin harflerinde dayalı Kürtçe alfabe çalışmasından sonra bir ilk olan, Turkiye'de latin harfleri ile yayımlamış ilk Kürtçe alfabe kitabını yayımladı ve bu sebeple bölücülük suçlaması ile yargılandı. Aynı yıl yayınladığı Ahmed-i Hani'nin Mem û Zin eserinin Türkçe çevirisi de mahkemelik oldu. 1971 yılında Şerefname'nin Türkçe çevirisini yayınladı. DDKO'nun çalışmalarına katıldı ve 1971 muh-tırasından sonra başlayan DDKO davasından yargılandı. 1974'e kadar hapis kaldı. 1974 affı ile çıktıktan sonraki süreçte hiçbir Kürt örgütünün içinde yer almayarak Kültürel çalışmalarına devam eden Bozarslan 1978' de İsveç'e iltica etti. Velud bir yazar olan Bozarslan yurtdışında çoğu Kürtçe olmak üzere kimi telif kimi çeviri çok sayıda eser yayınladı. Bu eserleri şunlardır: Alfabe, (1968); Meselokën Lawiran (Canavar Hikayeleri, 1981), Meyro (masal, 1981), Mir Zoro, (Zoro Bey, 1981), Gurė Bilûrvan (Kavalcı Kurt, 1982), Kéz Xatûn (Böcek Hanım, 1982), Serketina Mişkan (Farelerin Zaferi, 1984), Pepûk (1985); Melayê Meshûr (Meşhur Molla, 1986), Şerefa Ristem Keya (Rüstem Keya'nın Şerefi, kısa hikayeler, 1992), Çirokên Geli, 1: Guli Xatûn (Halk Masalları 1: Gül Hanım, 1997), Çirokên Geli. 2: Kurê Mîrê Masiyan (Halk Masalları 2: Balıklar Beyinin oğlu, 1998). Derlemeleri; Pékenokên Geli (Halk Fıkraları 5 cilt, 1987-1991), Latinize Ettiği Eserler; Jin: Kovara Kurdi-Tirki: 1918-1919 (Jin: Kürtçe/Türkçe Gazete, 5 cilt, 1985-1988), Kurdistan: Rojnama Kurdi Ya Pêşîn: 1898-1902 (Kurdistan: İlk
Kurdistan
Sultan'a, Şah Tasmasb'ın yola koyulup İslam ordusuna saldırmak istediğini haber verdiler. Gazi Sultan, onun bu niyetini bozmak amacıyla Erciş'ten Muş'a geldi. Oradan da Bidlis'e gidip Derbend'den Diyarbekir'e geçti ve sonra Halep'e yöneldi. Şah Tasmasb, onun ardından Bidlis'e geldi. Muş ve Hovit'i ateşe verdi.
Sayfa 178
Tarih-Araştırma
Reklam