Tarih görüşümüz, ruhu zenginleştirmek amacıyla tekerleğin icadının, dokumacılığın, çömlekçiliğin, gündelik estetiğin, insanın peşinden gidebilir. Ama tarih, kahramanlıklara, düşmanlıklara, fetihlere ve boyun eğişlere odaklanır. Okulun ve toplumun bize öğrettiği tarihi ölüm belirler, canlılık değil.
Nasıl ki savaş hep başkasını ilgilendirirse, ölen de hep başkasıdır. Fakat gel gör ki, bu da doğru çıkmadı! O feci telgraflar sinsi sinsi, kederli kederli gelmeye başladı, herkesin kardeşiydi ölen.
Cemil Meriç "Bu Ülke" isimli eserinde kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim, der. Var mı sizin de kitaplarda sevdiğiniz kahramanlar? Bir "kitap kahramanı" olsaydınız hangisi olurdunuz /olmak isterdiniz?
Kendi adıma, kitapları okurken başkahraman ile özdeşim kurarım genelde. Ve kuşkusuz Ahmet Ümit'in kahramanı Başkomiser Nevzat olmak isterdim.