Aniden ona sarıldım, elini tuttum, sanki bir kadınmış gibi kolumu omzuna attım. Sonra Madam Lola Zaum’ların en büyüğüyle beraber geldi ve Madam Rosa’yı kaldırdık, soyduk, yere yatırıp yıkadık. Madam Lola her tarafına parfüm sıktı, peruğunu takıp kimonosunu giydirdik, tertemiz halde yatağına yatırdık. Onu böyle görmek hoştu.
Aşk insanı mahvedebilir, tekrar ayağa kaldırabilir ve yeniden dağlayabilirdi; bugün beni, yarın seni ve ertesi gece onu sevebilirdi, işte böyle istikrarsızdı. Ama kırılamaz bir mühür mumu gibi sağlam kalabilir, ölüm gelip çatana kadar sönmeyen bir ateş gibi yanabilirdi de çünkü bu kadar sonsuzdu işte. O zaman aşk nasıl bir şeydi?