Sadece Gençler İçin Değil Bence
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 20:39
Hani şu günümüz gençliğinin dilinden düşürmediği trendler, sosyal medya çılgınlığı, sürekli parlatılan o popüler kültür var ya... Yazar tüm bunları öyle tatlı sert bir eleştiri süzgecinden geçirmiş ki, okurken kendini ister istemez derin bir sorgulamanın içinde buluyorsun. İşin güzel tarafı, kitap sadece gençlere hitap etmiyor; biz yetişkinlerin de üzerine uzun uzun kafa yorması gereken çok derin meselelere parmak basıyor. Günlük hayatta görüp geçtiğimiz sıradan olayların arkasındaki gerçekleri, bambaşka bir pencereden önümüze seriyor. ​İçinde yok yok diyebilirim! Mesela: ​Asıl benzersiz markanın insanın kendi kişiliği olduğu, ​Özgüven eksikliği yüzünden körelip giden yetenekler, ​Akran zorbalığıyla baş etmenin gerçekçi yolları, ​"Acaba bazı kitaplar travma yaratır mı?" endişesi, ​Sosyal medya bağımlılığının hayatımızı neye çevirdiği, ​Öğretmen-öğrenci ilişkileri ve tabii ki artık hayatımızın tam merkezinde olan yapay zekâ... ​Yazar, gençlerin tüm bu ortak dertlerini, o kendine has, insanı gülümseten mizahi üslubundan ödün vermeden masaya yatırıyor. Ama bunu yaparken asla insanı yormuyor; aksine, kitabı kapatıp birileriyle saatlerce sohbet etme isteği uyandırıyor içimizde. Not: Bugün sınıfta "Evcil Taş" bölümünü sınıfta okudum. Okuduklarım öğrencilerime o kadar aşina geldi ki özellikle şu soruyu sordular: Yazar bu kitabı ne zaman yazmış?
Çocuk Edebiyatı
Dostum, Denemeye Bak!Hanzade Servi · Tudem Yayınevi · 20261 okunma
8/10
·208 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 22:34
Güzel sıcacık bir kitaptı. Kısacık hayatlarında birçok zulüm görmüş kadınların hikayesini anlatan ve yine birkaç kadının kötülüğe karşı mücadelesini , zorluklara karşı birlik ve beraberliklerini anlatıyor. Pkumaya değer bir eserdi.
Servi Nine ve Üç GüzellerArlin Çiçekçi · İthaki Yayınları · 2024810 okunma
Reklam
Puan vermedi·204 syf.··
2026 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 17:10
“Değil mi ki hayat sonlardan ibaret ve bittiği yer sonsuzluk; varsın sonlar daim olsun. Büyük, küçük, acı, tatlı, mutlu, mutsuz…” “Servi Nine ve Üç Güzeller” yalnızca bir hikâye değil,yıllardır süregelen sorunlar,bastırılmış kadın sesleri ve yarım bırakılmış hayatların yansımasıydı.Sanki çoğu kadının yaşantısı usul usul dinlenmiş ve o çığlıklara ses verilmiş ve bunlar yazıya dökülmüş gibiydi.Okurken geçmişten günümüze kadar gelen,kadınlara kader diye dayatılan bir sürü hayatı,susturulan kadınların duygularını ve o kadınların hayata karşı kırgınlıklarını büyük bir hüzünle okudum.Anlatılanlar sadece tek bir kişi üzerinden gibi görünse de aynı acıyı yaşamış ve sadece isimleri farklı bir çok karakterin çığlığıydı bence.Ana karakterimiz Suna’yı,Servi Nine ve üç güzelin hikâyesini,millet olarak batıl inançlara olan bakışımızı,yatır-türbe konusunda toplum olarak ne kadar meraklı olduğumuzu yazarımız masal gibi anlatmış.Kısacası hikâyenin güzelliği,anlamı ,hüznü,masalsı tadı,özlediğimiz insan ilişkileri,dramlara rağmen umuda tutunuşun resmi harikaydı.Kitap için hiçbir şey söylemeden sadece en kısa zamanda alın ve okuyun diyeceğim.Herkese şiddetle tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum
Servi Nine ve Üç GüzellerArlin Çiçekçi · İthaki Yayınları · 2024810 okunma
10/10
·208 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 14:39
Yazarın ikinci kitabı, benimse okuduğum ilk kitabı. Sonlardan oluşan kitap, beni her bölümüyle çok etkiledi. Uzun zamandır bu kadar sıcak ve içine alan, akıp giden bir şey okumamıştım. Yazarın bu anlamda dilinin iyi olduğunu düşünüyorum. Servi ağacını kurtarmak için; Suna'ya yardım eden insanlar, arka planda işlenen kadın hikayeleri, bir sürü insanın Servi ağacına ve üç güzellere inanıp, rant için bölgeye yerleşmeye çalışan şirketten orayı kurtarması, 'mümkünleri' hatırlattı bana. Okuru bol olsun.
1000Kitap
Servi Nine ve Üç GüzellerArlin Çiçekçi · İthaki Yayınları · 2024810 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 26. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:23
Teknoloji hayatımızı öylesine kolaylaştırdı ki, bazı değerleri bu yüzden unuttuğumuzu düşünüyorum. Mektup yazmak da bunlardan birisi. Bu ay Öğrencilerimle birlikte kıymetli yazarımız Hanzade Servi’nin “Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk “ kitabını okuduk. Kitap o kadar eğlenceli, bazı noktalarda o kadar komik ve bazen de o kadar hüzünlü ki sevmemek elde değildi sanırım. Aymen Öğretmen, öğrencilerinden seçtiği mektup arkadaşlarına mektup yazmalarını ister. Baler ise teknoloji çağında mektup yazmanın çok gereksiz bir şey olduğunu, yazmak istemediğini söyler. Çünkü Baler en yakın arkadaşı Dağhan’la birlikte çok istediği Teleskobu satın almak için para biriktirmek zorundadır, kısacası mektup onun için ikinci plandadır. Buna rağmen bir seferlik yazıp bir ağaç kovuğuna koymaya karar verir. Ve mektubunun orada olup olmadığını kontrol etmek için gittiğinde, orada farklı bir mektup olduğunu ve kendisine cevap yazildigini görür.Artık Baler’in de Meneviş isminde bir mektup arkadaşı vardır. Bundan sonraki olaylar ise çok farklı ilerliyor.Baler ve Meneviş’in sürpriz karşılaşması ve yaşananlar gerçekten çok hüzünlüydü. Beraberinde bir sürü mucize gerçekleşti. Acaba Baler istediği teleskoba sahip olabildi mi?Mektup arkadaşını sevdi mi? Tüm bunların cevabı kitapta saklı. Kitap on yaş ve üzeri çocuklar için uygun gibi görünse de bence her yaş grubunu duygulandıracak bir kitaptı.Önyargıların aslında ne kadar yanlış olduğu, empati kavramı, mektuplaşmanın ve dostluğun önemi, arkadaşlık ilişkileri ve hayatın mucizelerle dolu olduğu çok güzel bir şekilde anlatılmış.Kitap çok akıcı ve çok samimiydi. Gerçekten her yaştan okura tavsiye ediyor ve sizin için bir soru bırakıyorum: “Siz en son kime mektup yazdınız?” Kitapla kalın
Sevgili Hiç Tanımadığım ÇocukHanzade Servi · Tudem Yayınları · 2016141 okunma
“ YARALAR VARDIR, RUHU KEMİREN.”
8/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:12
Bu kitap varoluşsal bir çığlık. İran edebiyatının ünlü yazarı Sadık Hidayet’in Kör Baykuş isimli kitabı hayatımda okuduğum en karmaşık kitap oldu. Kitapta beni rahatsız eden bir çok tasvir var ve açıkçası çoğu yeri okurken hem anlamlandıramadım hem de fazlasıyla huzursuz hissettim. Eser bir çırpıda bitecek kadar akıcı fakat bir o kadarda anlaması zor bir kitap. Sadık Hidayet bu eseri yazarken ağır bir bunalımda olduğu için o buhranlı halini kitapta çok net hissediyoruz. Tekrarlayan o ölüm korkusu ve buna tezat oluşturacak şekilde ölüme duyulan o aşırı istek beni oldukça şaşırttı. Ayrıca yazarın kitapta tercih ettiği bu yoğun sembolizm eseri tek seferde anlamayı oldukça güçleştiriyor. Çünkü kitaptaki her nesne ve her kişinin ( mor nilüfer çiçeği, servi ağacı, çekik gözlü siyah elbiseli Türkmen kızı, kopuk baş, öteberi satan adam vb. ) farklı bir sembolik anlamı var. Farklı duygu ve durumları temsil ediyorlar. Bunları anlamaya çalışmak beni aşırı yordu bu sebeple bir yerden sonra yazılanları anlamaya çalışmayı bıraktım ve sonunun ne olacağı ile ilgili aşırı bir merak duygusu ile bitirdim kitabı. Biraz karakterden bahsedeyim istiyorum (her ne kadar çok çözemesem de). Ana karakterimiz yazar gibi ağır buhranlı, kendisini toplumdan soyutlamış, gölgesiyle konuşan, afyon bağımlısı, yoğun ölüm korkusu yaşayan ve bence biraz da şizofrenik bir karakter. Düşünceleri onu, ruhunu yavaş yavaş kemirip tüketiyor. Çoğu davranışı tekrarlayan davranışlar. Zaten kitaptaki zaman akışı normal değil başta olan olaylar diğer bölümlerde farklı şekilde tekrarlanıyor. Karakter çoğu olayı kendisinin yaşadığını bilmiyor ya da hatırlamıyor. Eserde karakter dışında bahsedilen çoğu kişi bence ana karakterin hayal dünyasındaki diğer kişilikleri. Toplumsal soyutlanmışlık onda hayatın çirkin,kaba
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ötüken Yayınları · 202036,6bin okunma
Reklam
Reklam