Dili baldan tatlı idi, eli al gül, dalı yelden bir yürür servi Gönlünde mushaf yatan ömre bedel dilbere ne olmuş
Alaz
"Havuçlar yerde yetişiyor ama ben havuç ağacı çizmeyi seviyorum."
Reklam
Atlarıda seviyorum fakat yeni çıktım bir aşktan
Yahudi mezarlığı gibiyim Geçilmiş ziyaretçiler ağırlıyorum yokuşlarımda Boynunu bana seğirten servi ve birileri Orada,ovada geçmişini arıyor hala
Sayfa 52·Kitabı okudu
“Servi gecenin ortağı; acı kül gül bir güneşle yıkanmış; gündüz demiyor, gece demiyor, açıyor sana bir hayal bıraktım, servi senin ışığına âşığım, gül.”:::!!!
Sayfa 66
.......BAŞI VE SONU YOK
1 Kimdür diyen ki sen güzelün mübtelâsı yok Servi kadün hevâsına başda belâsı yok 2 Bîmâr-ı 'aşka nice tabîb eylesün 'ilâc Bu hasteliğin evveli vü intihâsı yok 3 Bu kaśr-ı zer-nigârun içinde nigâr ile Olunca 'ayş u nûşa bakasın bekâsı yok 4 Ben bende bildügüm bu cihânun senün gibi Hükm-i hükûmet eyleyici pâdişâsı yok 5 Sebzî ölünce cevr ü cefâsını çek yüri Sana bu kalur itmege yârun safâsı yok
Evlerin mavi panjurlarından Rumlara, beyaz panjurlarından İngilizlere, yeşil panjurlarından ve yakınındaki servi,ardıç,hurma ağaçlarından Türklere ait olduğunu öğrendiği evler. Eskiden kalan evleri bile ayırt edebiliyordu. Türk evlerinin çoğunun giriş katında pencere yoktu,bir ya da iki katlı,eni boyuna yakın küçük pencereli, avluydu.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Reklam
Reklam