Puan vermedi·56 syf.··
2026 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 12:40
Morgue Sokağı Cinayetleri; Edgar Allan Poe’nun 1841 tarihli, öykü kitabıdır. İlk dedektiflik öyküsü olarak kabul edilmiştir. Eser, Morgue sokağında yaşayan anne ve kızının kafa karıştırıcı biçimde öldürülmesini konu alır. Cinayet, dördüncü katta bulunan, dışarıdan girişin mümkün olmadığı ve içeriden kilitlenmiş bir odada gerçekleşmiştir. Çığlık seslerini duyan komşular hemen eve koşarlar ve kilitli kapıyı kırarak içeri girdiklerinde vahşi bir şekilde öldürülmüş kadınların cansız bedenlerini bulurlar. Ev dağılmış fakat para ve altınlar alınmamıştır. Eve çıkarken bazı sesler duyan komşuların herbiri ise katilin farklı bir dilde konuştuğunu ileri sürmektedir. Polis bu gizemli cinayeti çözmeye çalışsın, Dupin isimli genç adam çoktan olayın iç yüzünü çözmüş ve katili bulmuştur. Ama bu katil bildiğimiz katillere hiç benzememektedir
Morgue Sokağı CinayetleriEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 202519,3bin okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996421 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 11:31
Kendisi de bir cerrah olan Shlain,bu kitapta sanat tarihçiliği yapmaktan ziyade,modern nörobilim ve evrimsel biyoloji bulgularını kullanarak da Vinci’nin nörolojik yapısının haritasını çıkarmaya çalışıyor.Shlain’in ana argümanı,insan beyninin evrimsel sürecinde sol yarım kürenin (analitik,dilsel,doğrusal) baskın hale geldiği ve bu durumun insanlığı "sağ yarım kürenin" (bütüncül, sanatsal,sezgisel) yeteneklerinden biraz uzaklaştırdığı yönündedir.Yazar,Leonardo da Vinci'yi insanlık tarihinin en büyük "bütünleşmiş beyin" örneği olarak sunar. Da Vinci; sol beynin getirdiği mekanik, geometrik ve analitik keskinlik ile sağ beynin getirdiği estetik,mekânsal ve örüntü tanıma yeteneğini eşi benzeri görülmemiş bir dengede kullanabilmiştir.Shlain buna "bütüncül beyin" adını verir.Bir cerrah gözüyle Shlain,Leonardo’nun hayatta kalan not defterlerini (kodekslerini) ve davranışsal özelliklerini inceler.Ortaya şu ilginç nörolojik tabloyu koyar:Solaklık ve Tersten Yazma: Leonardo solaktı ve notlarını ayna simetrisinde (sağdan sola) yazıyordu. Shlain, bunun beynindeki dil merkezlerinin alışılagelmişin dışında (belki de sağ yarım kürede veya her iki tarafta birden) konumlandığının bir işareti olduğunu savunur.Sinestezi: Leonardo’nun kelimeler, renkler ve sesler arasında sıra dışı bağlantılar kurduğunu, bunun da beynindeki farklı duyusal alanların yoğun bir çapraz iletişim içinde olmasından kaynaklandığını öne sürer.Dikkat Dağınıklığı ve Odaklanma: Eserlerini sık sık yarım bırakması, daldan dala atlaması modern psikiyatride DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olarak yorumlanabilecekken, Shlain bunu beynin her an her şeyi tarayan hiper-aktif sağ lobunun sol loba baskın gelmesiyle açıklar.Leonardo'nun Beyni,yaratıcılığın ve dehanın biyolojik kökenlerini merak eden herkes
Leonardo'nun BeyniLeonard Shlain ·  Paloma Yayınevi · 202037 okunma
10/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:17
Bana kitap okumayı sevdiren seri <3 Kaçıncı kez okuyorum fikrim yok ama seviyorum işte. Her karakterin başka bir tip olması ve gerçekçi hissettirmeleri o kadar iyi ki! Jessica'nın okuduğu tüm kitapları gözüm kapalı okurum ona o kadar güveniyorum
Sınıftan Yükselen SeslerRob Buyea · Altın Kitaplar · 2022645 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 449. kitabı
Kafes (orijinal adıyla Bird Box), Josh Malerman’ın okuyucuyu bitmek bilmeyen bir gerilim ve klostrofobi içine hapseden, dünya çapında büyük ses getirmiş ödüllü bir kıyamet sonrası gerilim romanıdır. İnsanların gördükleri an çıldırmalarına ve şiddete başvurarak kendilerini öldürmelerine neden olan gizemli yaratıkların dünyayı istila etmesini konu alır. Başkahraman Malorie'nin, iki çocuğuyla birlikte hayatta kalabilmek için göz bağlarıyla çıktığı o nehir yolculuğunu anlatan eser; korkuyu görsel detaylardan ziyade bilinmezlik, sesler ve saf bir çaresizlik üzerinden kurgulayarak benzersiz bir psikolojik gerilim sunuyor.
KafesJosh Malerman · İthaki Yayınları · 201814,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
Bu kitap için "sevmedim" diyemem ama "bayıldım" demek de içime sinmiyor. Çünkü ortada çok güzel bir fikir var ama ben ona bir türlü doyamadım. Aslında kitabı Noah için övmek istiyorum. Çünkü uzun zamandır bu kadar nazik, anlayışlı, sabırlı ve gerçekten seven bir erkek karakter okumamıştım. Ama tam da bu yüzden ona daha fazla yer verilmesini istedim. Daha çok Noah okumak, onun dünyasında biraz daha kalmak istedim. Konusuna gelirsek... Thibodeaux Mezarlığı'nda çalışan Noah, işini bitirip evine gitmeye hazırlanırken bir ses duyuyor. Sevgililer Günü olduğu için bunu başta mezarlıkta vakit geçiren bir çifte yoruyor. Fakat sesler giderek bir yardım çığlığına dönüşüyor ve geldiği yer sabah kendi elleriyle gömdüğü kişinin mezarı oluyor. Emma... Noah'ın lise yıllarından beri âşık olduğu Emma. Ve Emma aslında yaşıyor. Onu mezardan çıkardıktan sonra ortaya çıkan gerçekler ise tam anlamıyla sinir bozucuydu. Kocası Beau tarafından manipüle edilmiş, aldatılmış, maddi sorunlardan habersiz bırakılmış ve sürekli küçümsenmişti. O anlarda benim sinir katsayım tavan yaptı ama Noah hepimizin yerine öfkelendi diyebilirim. Neyse ki Emma, hak ettiği değeri ve özeni sonunda görmeye başladı. Hem de her anlamda. Konu gerçekten çok ilgi çekiciydi, karakterler de güzeldi ama ben daha fazlasını istedim. Daha fazla Noah, daha fazla duygu ve daha fazla derinlik... Bu arada kitapta yetişkin içerik bulunduğunu da söylemeden kaçmayayım.
Kavuşamayan AşıklarNavessa Allen · İndigo Kitap · 2026128 okunma