1900’lerin sonlarında Yunan Adalarından birinde şifacılık yapan Hadula’nın hikayesini anlatıyor. Aslında arka planda tüm kadınların kaderini, omuzlarına yüklenenleri gözler önüne seriyor. Anti-kahramanımız Hadula ise “kadın olma” sorununa kendince bir çözüm üretiyor.
Zekice kurgulanmış ama ayrıntılarda bence biraz zayıf kalmış bir kitaptı. Yine de akıcı dili ve merak duygusunu sürekli canlı tutmasıyla severek okudum.