Kitap genel anlamda oldukça ufuk açıcı, iyileştiriciydi benim için. Yazara katılmadığım çok nokta olsa da bana birçok şey kattı kitabı ile. Sevmeyi gerçekten başarabildiğimizde, safça ve gerçek bir sevgi besleyebildiğimizde hayat çok daha yaşanabilir bir yer olacak. Ve bu sevgiyi başkalarına hissetmenin yolu o sevgiyi önce kendine verebilmekten geçiyor. Büyüdükçe beynimize kodlanan negatif inançlar yazarın deyimiyle “parazitler” bizi ele geçirdi. Bunları fark edip yeniden çocukluğumuzdaki gibi akışta kalabildiğimiz, eğlenebildiğimiz, hayattan keyif alabildiğimiz bir versiyonumuza dönüşebilmenin mümkün olduğunu söylüyor. Bunun için de kendimizle bilinçli olarak çalışmamız gerekiyor tabi ki. Kitap dili oldukça akıcıydı. Okurken kaçıncı sayfadayım diye bakmadığım nadir kitapların arasına girdi. Yazarın anlatım tarzını da sevdim. Kişisel gelişim kitaplarında genelde üstenci bir ifade oluyor. Bu kitapta o yoktu. Yazar bence okurun seviyesine inip “bu yaşadıklarını ben de yaşadım, ben de bu yollardan geçtim” samimiyetini verebilmiş. Arada bir tekrar okuyacağım kitaplar bölümüne koydum kitabı. Büyük bir zevkle okudum. Güzel bir deneyimdi. Tavsiye ederim.