"Ben işkenceciler loncasından Kalfa Severian'ım. Ziyaretim tümüyle istemdışı gerçekleşti açıkçası, bunun nasıl olduğunu açıklayabilirseniz çok minnettar kalırım. Ben koridordayken bu oda bir tasvirden ibaretti. Diğer duvardakine bakmak için bir iki adım geri çekilince kendimi burada buldum. Ne tür bir zanaatın marifeti bu?"
"Zanaat değil," dedi sarı cübbeli adam. "Gizli kapılar hiç de özgün bir icat değildir, kaldı ki bu odanın mimarı açık bir kapıyı gizlemekten başka marifet sergilememiştir. Gördüğün gibi bu oda yüzeyseldir; hatta şu anda algıladığından çok daha yüzeysel. Dikkatli bakarsan zemin ve tavanın birleştiği köşeleri görebilirsin. Ayrıca öbür uçtaki duvar, girdiğin duvardan daha yüksek değildir."
"Seni öldüremeyiz, anlıyor musun? Gurloes'i ikna edene kadar çok uğraştım ama halloldu. Adli talimat olmadan seni idam edersek senden hiçbir farkımız kalmaz. Bize karşı geldin diye kanunlara karşı gelecek hâlimiz yok. Dahası, loncayı temelli tehlikeye atmış oluruz. Engizitör bunu cinayet olarak nitelendirilebilir."
Benden bir yorum beklemesi üzerine, “Ama yaptığım şey..." diyecek oldum.
“İdam adil bir ceza olurdu. Evet. Yine de kendi yetkimizi kullanarak can almaya kanunen hakkımız yok. O hakka sahip olanların imrenecekleri bir vaka bu. Onlara başvursak kesin kararın ne olacağı belli. Ancak bunu yaptığımız takdirde cümle âlemin gözünde loncanın şanına silinmez bir leke sürülür. Kazandığımız onca güven temelli boşa gider. Gelecekte iç ilişkilerimize başkalarının karışmasına zemin hazırlamış oluruz. Müvekillerimizin başında askerlerin nöbet tuttuğunu görmek hoşuna gider miydi Severian?”
Galiba sana hiç söylemedim ama bende her şeyi anımsama becerisi var. Bazen her istediğimi ânında hatırlamıyorum ama hiçbiri aklımdan çıkmıyor; bazı hatıralar, malûm zindanda aylak gezen firari müşteriler gibidir. Kolay ele geçmezler ama hep zindandadırlar, kaçamazlar.
Dostum diyebildiğim birisinin refakatine ihtiyaç duymadığım sürece asla refakatçi aramazdım. Yabancılarla muhabbete veya yabancı simalar görmeye pek meraklı değilimdir.
Hayır, Severian, yüzündeki maskeyi çıkarmaktansa ruhundaki maskeden sıyrılmalısın. İçinde ukde kalmış her şeyi benimle paylaşarak zamanla sıyrılacaksın o maskeden.