Puan vermedi·256 syf.··
2026 6. kitabı
Bu kitap; çocukluklarında duygusal olarak yetersiz, bencil veya mesafeli ebeveynlerle büyüyen bireylerin yetişkinlikte yaşadığı derin yalnızlık, suçluluk ve ilişki sorunlarını ele alıyor. Kitap, bu ebeveynlerin yarattığı görünmez duygusal hasarları görünür kılar ve bireyin kendi hayatını geri kazanması için somut yollar sunar. Peki, duygusal olgunlaşmamışlık nedir? Ebeveynlerin kronik bir empati yoksunluğu çekmesi ve kendi duygusal ihtiyaçlarını çocuklarınınkinin önüne koymasıdır. Bunlar hayal kırıklığıyla başa çıkamazlar ve hızla öfkelenirler. Dünyayı sadece kendi perspektiflerinden görürler. Başkalarının (özellikle de çocuklarının) derin duygularını anlayamazlar. Gerçekleri değil, kendi anlık duygularını referans alırlar. Bu tür ebeveynlerle büyüyen çocuklar, fiziksel olarak güvende olsalar bile "duygusal bir yalnızlık" içinde büyürler. Kendilerini görünmez, değersiz ve sevilmez hissederler. Çocuklar, bu zorlayıcı ortamda hayatta kalabilmek ve sevilmek için iki ana rolden birini seçerler. Birincisi içselleştirenlerdir. Bu çocuklar sorunları kendi içlerinde çözerler. Duygusal olarak hassas, derin düşünen ve algıları açık çocuklardır. "Eğer daha iyi, daha uslu olursam beni severler" yanılgısına düşerler. Kendi ihtiyaçlarını görmezden gelip başkalarını memnun etmeye odaklanırlar. Yetişkinlikte tükenmişlik ve depresyona yatkındırlar. İkincisi dışsallaştırlanlardır. Bu çocuklar sorunları dışarıya yansıtırlar. Eyleme dökme eğilimindedirler. Gerçeklikle yüzleşmek yerine dikkat dağıtıcı şeylere (bağımlılıklar, öfke patlamaları) sığınırlar. Sorunlarının kaynağını hep dışarıda ararlar ve kendilerini geliştirmekte zorlanırlar. Gibson, yetişkin çocukların özgürleşmesinin önündeki en büyük engelin iki psikolojik mekanizma olduğunu söyler. Bunlardan biri iyileşme
Psikoloji
Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin ÇocuklarıLindsay C. Gibson · Sola Unitas · 20192,378 okunma
6/10
·176 syf.··
2026 40. kitabı
#aylardankasımgünlerdenperşembe "Ama șimdi artık o kadar yorgunum ki ne başkasını ne kendi iç sesimi dinleyecek gücüm var. Nasılsın, rahat mısın, iyi misin gibi sorulara dahi cevap vermemek için gözlerimi kapalı tutuyorum." Merhaba kitap severler bugün size Semra 'un tavsiyesi üzerine uzun zamandır kalemini merak ettiğim @benaysekulin 'e ait bir eser ile geldim. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere Atatürk'ü anlatan bir eser. Ancak hep bildiğimiz, okuduğumuz eserlerin aksine bu kitapta hayatına sığdırdığı siyasi, askeri olaylardan ziyade iç dünyasına, çocukluğundan gençliğine, gençliğinden Cumhuriyetin ilk yıllarına ve hayatının son günlerine kadar geçen sürecte yaşadığı duygulara değinilmiş. Özellikle hastalığının son anlarında yatağında yatarken geçmişe dair duyduğu özlem ve pişmanlıklarını okumak ilgi çekiciydi. Çünkü siyasi ve askeri yönünü başta okul olmak üzere bir çok yerden okuyoruz ama iç dünyasını, hissetmiş olabilecekleri bizler için hep bir soru işareti olarak kalacak ve bu konuda yazmak bence cesaret istemiştir. Dolayısıyla beklentim yüksek bir şekilde okudum eseri. Kitabın en çok hoşuma giden yanı çocukluğunun olduğu kısımlardı orada okula olan sevgisi ve arzusu gerçekten hissediliyordu. Sonrasında Dimitrina ve Lütfiye ile olan ilişkilerine hakim değil eserde duygularla okumak ilgimi çekti. Ancak kitapta hafızlığın gerici bulunması, dini eğitimin yerilmesi ve başta annesi olmak üzere kardeşi ile diğer kadınlar üzerinden sanki aşağılar bir üslupla bahsediyormuş gibi yazılması beni çok rahatsız etti. O nedenle sonrasında dini terimlerin ve kadınlarla ilgili olumlu yazıların samimiyeti bana geçmedi. #engelsizokurlaokuyoruz
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,497 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 17:04
Herkese selamlar Bugun size uzun zamandır kitapligimda bekleyen ve severek okudugum #cloverleighfarmsnextgeneration serisinin ilk kitabi olan ama #cloverleighfarmsseries in 6.kitabi olan #ignite #yangın yorumu ile geldim. Cok keyif aldigim bir kitap oldugunu söylemeliyim ama bunun en buyuk sebebi Dex'in kizlariydi Luna ve Hallie bence kitabin yıldızlariydi ve o ikisi kitapta olmasaydı muhtemelen vasat bir kitap olarak siniflandirirdim. Çocukların enerjisi kitabi oylesine farkli bir şekle sokmuştu ki, ana karakterler bence kitapta pasif kalmisti. Bölümlerin kisa olmasi, Winnie'nin herkese benim gözüm sende tutumu, Dex'in yas farkina surekli dem vurması kurgunun cok da elde tutulur bir yani olmadığını gosteriyordu. Ama iste kızların hatrina, onlarin oldugu sahnelerde gülmem, keyif almam kitabi sevdiklerim ama favorim olmayan kitaplar arasına soktu. Bu arada Winnie'nin kızlarla olan bağını ayrica sevdim. Ilk andan cok guzel bir ortak payda buldular. Dex'in sevgili olma kismi ozel sahneler haricinde cok da aman aman degildi ama babalığıni cok sevdim. Tam bir huysuzdu adam ya yangın sahnesi herhalde en guldugum yer olmustur. Yetişkin icerikli bir kitap oldugundan her yasa uygun degil ama turu seven tum yetişkin kitap severler bence okusun, günleri şenlenir #bookpost Yangın Melanie Harlow
YangınMelanie Harlow · Ren Kitap · 2025581 okunma
Vakıf İleri
9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Isaac Asimov’un hikayeyi anlatma gücünün bir bilim insanı olmasına rağmen ne kadar başarolı olduğu diğer kitaplarında olduğu gibi tekrar görüyoruz. Önceki kitaplarında olduğu gibi ilgi çekici bir konuyu ustalıkla ele alıyor ve Vakıf Kurulurken kitabını bıraktığı yerden aynı başarıyla devam ettiriyor. Özellikle Vakfın nasıl kurulduğunu anlatış biçimi ve Hari Seldon’un düşünce dünyasını ve duygularını yansıtma şekli oldukça etkileyici. Diğer karakterlerle olan sancılı ilişkilerini ve sevdiği insanlara yaklaşım tarzı kitaba ayrı keyif katıyor. Asimov, bilimsel detaylara yer verirken okuyucuyu zorlamamayı başarıyor; karmaşık konuları sade ve anlaşılır bir dille açıklayarak ilerliyor. Her ne kadar bazı bölümlerin zaman zaman uzatıldığını düşünsem de kitabı bitirdiğimde bu detayların aslında gereksiz olmadığını fark ettim. Hikâyeye derinlik kazandıran bu anlatım, genel deneyimi daha da zenginleştiriyor. Sonuç olarak, yalnızca bilim kurgu severler için değil, günümüz dünyasına dair çıkarımlar yapmak isteyen herkes için örnek alınabilecek nitelikte bir eser. Isaac Asimov Vakıf İleri
Edebiyat
Vakıf İleriIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021972 okunma
Puan vermedi·432 syf.·
2026 443. kitabı
Şerif Muhiddin Targan’ın özel yazışmalarına dayanan hüzünlü hayat hikâyesidir,murat Bardakçı 'nın kalemınden okuduk Peygamber Torununa Mektuplar Paşa’nın ud ve viyolonsel icracısı ve ressam olan oğlu Şerif Muhiddin Targan (1892-1967), İstanbul’un en üst seviyedeki entelektüel çevresinde yetişmiş, iki fakülte bitirmişti ve sanatla dolu bohem bir hayat sürüyordu ama şartlar bu hayata devam etmesine izin vermedi. Sonraki senelerde maddi ve manevi büyük dertler yaşadı ve rahata yıllar sonra, ancak 1950’de, Türk Müziği’nin güçlü sesi Safiye Ayla ile evlendikten sonra kavuşabildi… Çektiği büyük sıkıntılara rağmen hayatı boyunca musiki ve ud ile meşgul olacak, bu enstrümanın icra tekniğin temelinden değiştirecek, ud onun sayesinde “İslam musikisinin ilk ve tek konser sazı” olacak ve özellikle Arap dünyasındaki udîler, onun açtığı yoldan gideceklerdi… Bir imparatorluk çökerken o imparatorluğun hanedanı ile beraber aristokrasisi de enkazın altında kalır. Geçmişteki şaşaalı günlerin aristokratları güçlerini kaybeder ve yeni rejimin sıradan vatandaşı olurlar; hatta çoğunun servetleri de ellerinden çıkar ve yaşadıkları parlak hayat nihayet bulur. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışının ardından böyle sıkıntılara uğrayan aristokratlar arasında Hazreti Muhammed’in soyundan geldiğine inanılan ve imparatorluğun son Mekke Emîri olan Şerif Ali Haydar Paşa ve ailesi de vardı… Tarıh severler buyurun Peygamber Torununa Mektuplar
Araştırma-İnceleme Tarih
Peygamber Torununa MektuplarMurat Bardakçı · Turkuvaz Kitap · 20261 okunma
7/10
·248 syf.··
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 09:31
Nikos Kazancakis’in İspanya, Yaşasın Ölüm adlı eseri, yazarın İspanya seyahatlerinden ve özellikle İspanya İç Savaşı öncesi ile savaş sürecindeki gözlemlerinden oluşan; gezi yazısı, anı ve politik-felsefi düşünceyi bir araya getiren etkileyici bir yapıttır. Klasik anlamda bir olay örgüsüne sahip romandan ziyade, gözlemler, tarihsel arka plan, kültürel çözümlemeler ve insan ruhuna dair derin sorgulamalar üzerine kuruludur. Kazancakis, 1920’lerin sonlarında gazeteci kimliğiyle İspanya’ya gider ve toplumdaki değişimleri yakından gözlemleme fırsatı bulur. Bu nedenle eser, yalnızca bir ülkenin tasviri değil; savaşın eşiğinde duran bir toplumun ruh hâlinin edebi bir yansımasıdır. Yazar, İspanya’yı sadece bir coğrafya olarak değil, farklı medeniyetlerin, inançların ve ideolojik çatışmaların kesiştiği canlı bir alan olarak ele alır. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, olaylara tek taraflı yaklaşmamasıdır. Kazancakis, hiçbir kesimi tamamen haklı ya da bütünüyle suçlu göstermez; aksine insanların yaşadıkları tarihsel koşullar içinde nasıl dönüştüğünü anlamaya çalışır. Bu yönüyle eser, politik bir anlatının ötesine geçerek insan doğasının karmaşıklığına ve kırılganlığına odaklanır. Özellikle savaşın bireyler üzerindeki psikolojik etkisini hissettirmesi kitabı güçlü kılan unsurlarındandır. Bir diğer etkileyen nokta ise İspanya’nın adeta yaşayan bir karakter gibi anlatılmasıdır. Şehirler, meydanlar, kiliseler ve insanlar yalnızca fiziksel unsurlar olarak verilmez; her birinin kendine ait bir ruhu ve atmosferi vardır. Okur, kimi zaman savaş öncesindeki sessizliği ve huzursuz bekleyişi hissederken kimi zaman yaklaşan yıkımın yarattığı gerginliği derinden hisseder. Genel olarak bakarsak İspanya, Yaşasın Ölüm; tarih, savaş psikolojisi, felsefi metinler, gezi anlatıları ve
Edebiyat
İspanya, Yaşasın ÖlümNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2019208 okunma