Puan vermedi·96 syf.··
2026 47. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:17
İnsan Neyle Yaşar?, Tolstoy'un insan sevgisini, merhameti ve yaşamın gerçek anlamını sade ama etkileyici bir dille anlattığı altı kısa hikâyeden oluşuyor. Her hikâye farklı bir konu işlese de ortak noktası; insanın hırs, öfke, sevgi ve vicdan gibi duygularını sorgulatması. Kitaba adını veren hikâyede, dünyaya gönderilen bir meleğin "İnsanda ne var?", "İnsana ne verilmedi?" ve "İnsan neyle yaşar?" sorularına cevap arayışı anlatılıyor. Hikâyenin sonunda gerçek cevabın sevgi olduğu etkileyici bir şekilde vurgulanıyor. Diğer hikâyelerde ise küçük bir tartışmanın büyük felaketlere dönüşmesi, kötülüğe kötülükle karşılık vermemenin önemi, çocukların saflığından alınacak dersler, bitmek bilmeyen hırsın insanı nasıl felakete sürüklediği ve gerçek mutluluğun malda değil, sevdiklerimizde olduğu anlatılıyor. Kısa olmasına rağmen düşündüren ve insana hayatı yeniden sorgulatan bir eser. Tolstoy'un yalın anlatımı ve verdiği güçlü mesajlar sayesinde her yaştan okurun keyifle okuyabileceği, tekrar dönüp okunabilecek klasiklerden biri.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,6bin okunma
Farawell Bazarov
Puan vermedi·256 syf.··
2026 24. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 02:35
-spoiler- Kitap 1800 lerin Rusya’sının sert bir toplumsal eleştirisini ve görünürde kuşak çatışmasını ama alt metinde ideolojilerin realiteyle karşılaşıldığında nasıl şekil aldığını ve bunun bireylerin karakter kurgusunu nasıl etkilediğini ele alıyor. Bu incelemeyi kitabın konusunu felsefi ya da teknik olmaktan çok bireysel ve duygusal açıdan ele alarak yazmak içimden geliyor. Özellikle Bazarov beni tetikleyen bir karakter oldu çünkü pek çok açıdan eleştirdiğim ve hoşlanmadığım her şeyin bir aynası gibiydi. Bazarov genç ve idealist bir nihilist olduğunu iddia etmesine karşın en başından beri bir teori praksis uyumsuzluğu yaşıyor. En kötüsü de bunun farkında olmaması. Yine insanların kendilerine atfettikleri değerin aslında boş olduğunu savunmasına rağmen kendisine kapasitesinin çok üstünde bir misyon yükleyerek önemli işler yapacağını belki bilimsel bir devrim gerçekleştireceğini düşünüyor. Yine sık sık bilim ve rasyonaliteye olan inancını vurguladığını görüyoruz ancak kendi hastalığında bir süre mikrop kaptığını reddederek üşüttüğünü iddia ediyor ve buna inanmaya çalışıyor. Belkide aslında hayatta inançlara da yer olduğunu anladığı nokta burası olabilir, tıpkı Anna ile birlikte aşka da yer olduğunu anladığı gibi. Çelişkilerle dolu bir karakteri var ama benim açımdan katlanılmaz olan işaretlere ve doğal sonuçlara sürekli gözlerini kapatması. İnandığın gerçekle aslında realitede olan arasında fark varsa bu değişmen gerektiğinin göstergesidir. Arkadiy bunu fark ederek kendisini buldu ama Bazarov bir türlü bunu yapamadı. Aile desteği açısından aralarında bulunan fark mı buna sebep oldu? Bunu zannetmiyorum çünkü her ikisinin de destekleyici bir aile yapısı vardı. Arkadiy ailesinin desteğini kabul etti ama Bazarov sarsılmaz egosunu yenerek bu desteği kabul edemedi. Keşke
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202556bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoiler içeren detaylı inceleme! Biraz uzun.
Puan vermedi·496 syf.··
2026 119. kitabı
Spoiler içeren yorumdur: Kitabın ilk kısımlarında kim kimin nesi anlayamadım, kafamda kitabı bitirene kadar da açıkçası oturmadı. Kitabın başlarında olumsuz yorumları okuyup acaba okumasam mı diye düşündüm fakat bence okumaya değer bir kitaptı. Giriş kısmını atlayıp gelişme bölümüne girince kitap akmaya başlıyor. Bana göre kitabın vermek istediği mesajlar: 1.terbiye eğitimi: akademik bilgiler ve beceriler yerine ilk başta ahlaki eğitim verilmesi gerektiğinin önemini vurguluyor. 2. maddi açıdan yapılan evlilikler: para uğruna yapılan evliliklerin mutlu olmayacağını, sevgi ile yapılan evliliklerin kalıcı olacağını anlatıyor. 3. Nasıl bir ailede büyümüş olursanız olun cevrenin karakter üzerinde etkisi olmaması: Thomas in kızlarinj ve Tom adlı oğlunu ele alıp bir de fanny ve susani ele aldigimizda çok farklı ailelerden olmalarına rağmen çok farklı olmaları. 4. Kadına bakış açısı: yazan bir erkek yazar olsaydı daha normal gelebilirdi aka fanny tam manasıyla melek bir kadın. Kendisine yapilan aşağılamayı normal karşılıyor ne denirse yapıyor hiç kimseye her ne olursa olsun karşı gelmiyor. Bence bir noktadan sonra enayiliğe varıyor fanny in durumu. Baba figürü: Kendi oz kizini sevmek icin ugrasmayan bir baba ve oz kizi olmamasına ragmen fanny i cok seven bir thomas var. 5. sacma buldugum: mary carwford dan vazgeçtikten sonra Edmund un kuzeni fanny i birden aşık olabileceği bir kadın olarak algılaması. Ozamana kadar kardes gibi gordugu kisiyi birden farkli gormeye basladi dsha once boyle bir dusunce e hocbir sekilde teşebbüs etmemişti ve bu durum bana çok saçma geldi. beklentilerim: Sonda edmund ve fanny e özel olarak romantik olan sahneler ayrılmasını beklemiştim vr olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı fakat mutlu sona sevindim. Henry Cartford u tam sevmeye başladım
Hayata Dair
Umut ParkıJane Austen · Ren Kitap · 20212,639 okunma
1/10
·432 syf.··
2026 14. kitabı
Bu kitabı oxuyub öz kimliyinizə zərər vurmayın.Kitabı aylardır oxumağa çalışırdım.Axırda bitirdim. Burda başqa bir qadını alçaltmaq üçün saçını kəsməkləri???? Qadın düşmanlığının neçənci səviyyəsidir.Hələ baş obraz bunu başqa bir qadına etdirib deyə özünü günahkar saymır???? Belə kitablara nifrət edirəm.Qadın düşmanlığı etmədəndə dark romance yaza bilərsən.
NeroS. J. Tilly · Martı Yayınları · 2025217 okunma
Puan vermedi
Necip Fazıl sevmek denilen mefhumun sınırlarını çok enteresan çizen bir adam.. Kalbinde atlara karşı hissettiği sevgi öylesine önemli bir noktada durur ki şiirlerinde pek çok yerde at motifini kullanır. Ayrıca bohem hayatında at yarışlarını seyretmekten büyük keyif aldığı da bilinmektedir. İşte bu adam sadece şiir yazmakla ya da yarış seyretmekle yetinmez. Ellili yaşlarını geçtiği bir evrede At'a Senfoni namıyla belki de Türk edebiyatında hiç bir örneği olmayan bu eseri kaleme alır. Eser at'ın manasından başlar, atın kelam ve sanattaki karşılığına uzanır. Tarihi serencami anlatıldıktan sonra, batıda ve bizde yapılan yarışların mahiyeti izah edilir ve nihayetinde istikbalde at hangi manaya karşılık gelecektir sualine cevaplar aranır.. Sadece tek bir canlının onun dünyasında böylesi bir sevgiye ve manaya karşılık gelmesi belki de onu üstad yapan pek çok vasfından sadece birisidir...
At'a SenfoniNecip Fazıl Kısakürek · Ketebe Yayınevi · 2026395 okunma
Bu masumiyet bizi yorar mı ne :/
8/10
·112 syf.··
2026 64. kitabı
Toplum tarafından çocuk kitabıyla anılmaya yüz tutmuş bu kitaba aslında çocuklardan ziyade yetişkinlerin ele alıp okuması gereken bir eserdir. Kitabın ana konusu çocukken sahip olunan o masumiyetin , büyüme yolunda uğradığı felce ve artık yetişkin adı altında hizmetler veren şahısların öz masumiyeti unutarak dahası hırslarına yenik düşüp çevredeki faktörlerden etkilenerek yeni yanlış ve kötü kimliklere bürünmelerini konu edinmiştir. Bunlar kitapta şöyle anlatılır :Küçük Prens dediğimiz baş karakterin çıktığı gezegenler arasındaki yolculukta ; baş karakterimizin gittiği her bir gezegenden ; kendini hayatın her hangi bir ekolüne kaptırmış; kudret düşkünü, para düşkünü, kontrolcü veya kibirli ve bununla böbürlenen insanlarla denk gelmesi Küçük Prens 'i hayal kırıklığına uğratmıştır. Bunun en büyük sebebi çocukkenki o masumiyetin herkeste olduğunu sanması ve onların kendisi gibi düşünmemeleri onu hayal kırıklığına uğratmasında başlıca rol almıştır . Bunun beraberinde aitlik denilen kavrama yabancı kalması da onu büyük bir boşluğa ve anlamsızlığa sürüklemiştir. Anlam arayışları onu yormuş ve çözümü hayatına son vermekte bulmuştur.
Duygu ve Düşünce
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,4bin okunma