Tam tarih verememekle birlikte buraya ilk önce bu pek sevdiğim kitabı eklemek istedim.
Yusuf Atılgan benim kalbimde yer edinmiş saygıdeğer bir yazardır. Aylak Adam’ını da ayrı bir severim açıkçası...
Bu kitabın güzelliğinin, hoşluğunun kişiden kişiye değiştiğini düşünüyorum. C.’nin insanı etkisi altına alan dünyasına herkesin giremeyeceği kanaatindeyim. Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim; bu dünyada aylaklık eden -dünyaya kendini ait hisseden- bu dünyadan vazgeçemiyor. İnsan düzenli olarak kitabı açıp “sevmek” istiyor.
Bu öznel yorumlarımın ardından biraz da kitabın konusundan bahsetmek istiyorum. Spoiler vermeyeceğim... Rahat olunuz.
Kitap, arka kapakta da söylendiği üzere “C.” diye bahsedilen bir adamın hayatın tekdüzeliğinden nasıl bıktığını anlatıyor bizlere. Kitap 4 bölüme ayrılıyor (kış, ilkyaz, yaz, güz), her bölümde C.’nin duyguları daha da içten anlatılıyor. Alışılmış olaylara karşı umudunu asla yitirmiyor...
Bir de, kitaba alışmak çok kolay olmuyor. Pes etmeyiniz, deneyiniz. Umarım sizleri de beni etkilediği gibi etkiler.
İyi okumalar...