“Sevmekten korkuyorum. Başka arzular, ihtiraslarla atıldığım yolda beni avare ve çırılçıplak, başı her manada boş bırakacak yalnız bir şey olduğunu biliyorum ve ondan karanlıktan, rüyadan, zulümden, hürriyetsizlikten korkar gibi ürküyorum.”
‘çünkü tarih davetsiz misafirlere tahammül edemez, kendi kahramanlarını kendi elleriyle seçer ve ne kadar ısrarcı olurlarsa olsunlar çağrılmadan gelenleri merhametsizce kapı dışarı ederdi; insan yazgının arabasından bir kez düşmeyegörsün, bir daha ne yapsa ona yetişemezdi.