Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Harper Lee’nin Tespih Ağacı’nın Gölgesinde adlı romanı, Bülbülü Öldürmek’ten sonra yayımlansa da aslında ondan önce yazılmış.
Kitabın başkahramanı Scout – bu kitapta artık gerçek adıyla, Jean Louise – New York’ta yaşayan genç bir kadın olmuş. Hikâye, onun doğup büyüdüğü Maycomb’a dönüşüyle başlıyor. Kitabın daha ilk sayfalarında öğrendiğim bir gerçek beni çok üzdü: Jem artık hayatta değildi. Bülbülü Öldürmek’te onunla bağ kurmuştuk. Bu kitapta Jem’in ölümünü öğrenmek, beni daha başından üzdü.
Hikâyenin merkezinde bu kez bir dava yok, ama çok daha ağır bir yüzleşme var: Büyümek.
Jean Louise, memleketinde çocukluk arkadaşı Hank ile karşılaşıyor. Hank, Atticus’un yanında çalışıyor. Atticus’a göre iyi ve çalışkan biri. Hank Jean’i seviyor, onunla evlenmek istiyor. Jean Louise de başta bu düşünceye sıcak bakıyor gibi. Ama zamanla kendi iç dünyasında bir çatışma yaşıyor: Gerçekten seviyor muyum, yoksa sadece tanıdığım ve alıştığım için mi yanında olmak istiyorum?
Bu noktada Alexandra’nın söylediği bir cümle onu etkiliyor:
“Evlenecek adam başka, sevilecek adam başka.”
Jean Louise bu düşünceye zamanla yaklaşıyor ve sonunda Hank’le evlenmeyeceğini söylüyor. Bu karar bana onun artık çocuk olmadığını, kendi seçimlerini yapabilen biri hâline geldiğini gösterdi.
Bu romanın beni en çok etkileyen, sarsan ve ana kısmı Jean Louise’in babası Atticus Finch ile yaşadığı yüzleşmeydi.
Bülbülü Öldürmek’te hayran olduğum, doğru bildiğinden şaşmayan, adaletin sembolü olan Atticus… Bu kitapta onun artık siyahilerin haklarını sınırlamak gerektiğini savunan biri olduğunu gördüm. Jean Louise’in evde bulduğu o anlam veremediği dergi, ardından mahkeme salonunda tanık olduğu konuşmalar, Atticus’un savunduğu adamın siyahileri aşağılayan sözleri ve Atticus’un buna karşı çıkmaması… Her şey üst üste
“Ama başkalarının yüzüne bakabilmek için önce kendi yüzüme bakabilmem gerek. Çoğunluğun düşüncesine riayet etmeyen tek şey bir insanın vicdanıdır.”
-Atticus