tdk, babalar günü özelinde tivitırdaki hesabından yaptığı ileti görselinde yer alan paylaşımı -muhtemelen gelen tepkiler sonrasında- az önce kaldırmış.. Mustafa Kemal Atatürk, onlar bu paylaşımı yaptığı için türk milletinin babası olmadı.. aynı şekilde onların bu paylaşımını kaldırmaları sonrasında paylaştıklarında yazdıkları cümlenin gerçekliği de ortadan kalkmadı.. Mustafa Kemal Atatürk, türk milletinin babasıdır.. yok benim babam mete, yok benim babam fatih sultan mehmet, yok benim babam abdülhamit.. yok benim babam müslüman.. yok benim babam selanikli osmanlı subayı değil.. iyi niyetli yapılan kıyaslar olsun art niyetle yapılan kabullenmemeler olsun sadece rüzgar.. en basit haliyle günümüzde mete hanı bilmemizi sağlayan, fatih sultan mehmetin türbesine özgürce gidebilmemizi sağlayan, tebaası olarak yaşadığı zamanda başındaki padişahının kaybettiği toprakların yarısı kadar toprakları kurtaran, islamiyeti hacı, hoca, tekke, tarikat elinden kurtaran ve kurtardığı topraklar üzerine türk adı geçen, ulus devleti kuran bu selanikli osmanlı subayı.. kendisi olmasaydı günümüzde bu topraklarda -en iyi ihtimalle sevr sınırları dahilinde- hala var olur muyduk? olsaydık ne halde olurduk? günümüzdeki gibi olur muyduk? olmasaydı da olurduk, keşke yunan galip gelseydi tayfası gibi beş iq'luların tepkisinden çekinen tdk, kendi varlık nedenini, kurucusunu, kurulma nedenini bilse kaldırdığı paylaşımın doğruluğuna daha bir emin olur bu arada.. tdk, sildiği paylaşımı da yanlış yazmış bu arada.. cümlede Atatürk'ten sonra virgül olacak..

Grekov Kafkayevski

@Grekov_Kafkayevski
·
t. s. ataç ya da nurullah eliot.. lol.
türk dil kurumu sosyal medya resmi sayfası iki sene on gün önce Nurullah Ataç ı anmak için yaptığı vidYonun ilk görselinde nurullah ataç yerine T. S. Eliot un fotoOrafını kullanmış idi; x.com/TDK_govtr/statu... bu yanlış yazar-fotoOraf kullanımını tdknin bu yanlışlığından iki sene önce bkmkitapcom yapmış idi; google.com/url?sa=t&source... muhtemelen tdkdeki yanlış paylaşımı yapan kişi bkmnin zamanında yaptığı yazar tanıtım yazısındaki yanlış görseli gördü, bunu doğru kabul etti, görseli aldı vidYosuna ekledi.. bkmnin bu yanlışı yapmasına kıyasla tdknin bu yanlışlığı yapması daha vahim.. bi' de tdk bu aynı yanlış yazar-fotoOraf içerikli vidYoyu on gün önce aynı sosyal medya hesabından tekrar paylaşmış.. bu yanlışlık ortaya çıkınca da vidYoyu kaldırmış; x.com/alper_kaya/stat... özür dileme yok, yanlışlık yaptık demek yok.. vidYo silme var.. bu daha da vahim.. sanırım tdknin paylaştığı iki sene önceki aynı yanlış yazar-fotoOraf içerikli vidYosu henüz gündem olmadığı için kendilerince kaldırılmamış haYla.. lol. bu arada yukarıda linkini paylaştığım ilgili linkte yer alan nurullah ataç tanıtım yazınızdaki t. s. eliot fotoOrafını uygun bir nurullah ataç fotoOrafı ile değiştirirseniz bence hoş olur sayın bkmkitapcom ..
Sevr Mağarası’ndaki o teselliyi kalbine indir: “Üzülme, Allah bizimle beraberdir.” İnsan en çok yalnız hissettiği anda aslında Rabbine en yakındır. İki kişinin üçüncüsü Allah ise, korkulacak hiçbir şey yoktur. Dünya üstüne gelse bile, Allah’ın koruması altında olan kalp asla sahipsiz kalmaz. Bu ayeti hatırla… Çünkü o, korkunun yerine güveni, hüznün yerine sükûneti yerleştirir. Şimdi derin bir nefes al ve kalbine şunu fısılda: “Sahibim Allah, vekilim Allah, yardımcım Allah.” Bu söz, insanı içten güçlendirir. Fırtınalar kopsa da seni yıkamaz, hüzünler gelse de seni bitiremez. Çünkü sen gücünü dünyadan değil, Allah’tan alıyorsun. Tevekkül eden kalp, en zor anlarda bile huzuru bulur...
Reklam
*HİCRÎ SENE - 1* *Hicrî Sene, Hazret-i Ömer zamanında kabul edildi* Peygamberimizin "aleyhissalâtü vesselâm" Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicretinin başlangıç kabul edildiği târih, sene. Ayın hareketi esas tutulduğu için buna, *"Hicrî Kamerî Sene",* "Sene-i Kameriyye" de denir. Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm 53 yaşındayken Allahü teâlânın izni ile Medîne'ye hicret etti. Rebîulevvel ayının birinci Perşembe günü öğleden sonra Ebû Bekr-i Sıddîk'ın evinden berâberce çıkarak Mekke'nin 5,5 km güneydoğu tarafında bulunan Sevr Dağındaki mağaraya geldiler. Mağarada 3 gece kalıp, Pazartesi gecesi ayrıldılar. Bir hafta yolculuk yapıp efrencî (mîlâdî) Eylül ayının 20. ve Rebîülevvel'in 8. Pazartesi günü, Medîne yakınındaki Kubâ köyüne vardılar. Kubâ köyüne ayak bastığı 20 Eylül günü Müslümanların yılbaşısı, yâni hicrî sene başlangıcıdır. 20 Eylül gününü başlangıç kabul eden güneş yılına da *"Hicrî Şemsî Yıl"* denir. Araplar, İbrâhim aleyhisselâmdan beri Arabî aylarını kullanmışlardır. İslâmiyetten önce Fil Vak'asını başlangıç kabul etmişler ve seneleri buna göre saymaya başlamışlardı. Hicretle berâber başlangıç değişmiş ve her senedeki en mühim hâdisenin ismi ile anılmaya başlamıştı (izin yılı, emir yılı, zelzele yılı, vedâ yılı vs.). Fakat bu şekildeki tatbikat bâzı târih karıştırmalarına sebeb olduğu için, halîfe Hazret-i Ömer "radıyallahü anh" zamânında, hicretin on yedinci yılında alınan bir kararla hicretin olduğu sene birinci sene olmak ve o senenin Muharrem ayı başlangıç kabul edilmek sûretiyle bu târih tesbit edildi. İşte hicrî kamerî târih bu târihtir. Osmanlı Devletince devamlı kullanılan hicrî sene, Cumhûriyet döneminde bir kânunla kaldırılarak yerine Avrupalıların kullandığı mîlâdî sene kabul edilmiştir. -devamı var- *Huzur
Alıntı
➡️ *Kurban edilmek istenen, İsmail aleyhisselamdı* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 16.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Peygamber Efendimizin Medine'ye hicreti nasıl olmuştur, İslâm tarihinde bu hicretin önemi nedir?* *Cevap:* Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), tarihçilere göre miladın 622 senesinde, Allahü teâlânın emri ile, Mekke'den Medine'ye gitti ve bu yolculuğuna Hicret denir. Cebrâîl aleyhisselam, Peygamber Efendimize gelip; *(Bu gece, kâfirler seni öldürmeye karar verdi. Bu gece, Ali'yi yatağına yatır ve Ebu Bekir ile, Medine'ye hicret et!)* dedi. Hazret-i Ali o zaman yirmiüç yaşında idi ve Peygamber Efendimize; “Bin canım da olsa, senin yoluna fedadır” diyerek yatağa girdi. Resulullah Efendimiz Safer ayının 27. Perşembe gecesi kapıdan çıkıp, Yasîn suresinin başından 12 âyet okuyup, müşriklerin aralarından geçip gitti. Öğle vakti hazret-i Ebu Bekr'in evine gidip; *-Bu gece Medine'ye hicret etmeye emir aldım buyurdu.* Şevâhid-ün Nübüvve katibında, *Hicret* şöyle anlatılmaktadır: “Resulullah Efendimize Mekke'den Medine'ye hicret etmesi bildirildiği zaman, bi'setin, Peygamberliğin 14. senesi idi. Mekke'den ayrıldığı gece, Kureyş müşrikleri aralarında, Resulullah Efendimizi öldürmek için anlaştılar. Gece uyku vakti gelince, Resulullah Efendimizin kapısının önünde toplanıp, uyusun da öldürelim diye beklemeye başladılar. O gece Yâsîn suresinin ilk ayetleri nâzil oldu. Resulullah Efendimiz yerden bir avuç toprak aldı ve meâli; *(Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler)* olan Yâsîn suresi 9. âyetini üzerlerine okuyarak ve elindeki toprağı da başlarına saçarak, aralarından geçip gitti... Resulullah Efendimiz Sevr mağarasının içine girer girmez, o gece mağaranın kapısının önünde bir ağaç yeşerdi. İki yabani
Alıntı
Hz ibrahimin yadigarı şanlıurfa Her ne kadar mağara aslında zor koşulların bilgisizliğin simgesi olarak görülsede medeniyetleri bugüne taşıyan bizi geçmişimizle yüzleştiren tarihi mekanlar olmasından önem arzeder Atlas sayı 160 temmuz 2006 Çayın demine bakan zeynep Nene Dediki kaynanı seviyormusun hergele O seni seviyormuşki tam deme geldin Zannetmeyinki mağaradakiler cahildir Onlar sevr dağı hira mağarası gibidir Hepsidi ilmin okumanın merkezi Hele hele gardaş kul nefsani İç çayını otur muhabbete baş köşeye Biraz bizim ilyas götürsün sizi şehire Sanmayınki mağarada yaşayan yoksuldur Allah Tealayı anan en zengin kuldur Nice insana ilim öğretti mağaralar İlim bilim kültür urfada ne ararsan var Evlat Allahı ananla toprak konuşur Toprağa basman bile hidayet nurudur İlyas başladı şehri urfayı anlatmaya Açık hava müzesidir Şanlıurfa Mübarek toprağa ayak bas besmele ile Urfada yaşanmış binlerce efsane Eşsiz lezzetleriyle şanlı bir şehir Güney Anadolu’nun paşası gibidir Balıklı Göl, Şanlıurfada kırıldı putlar Nemrutlarla kıyam eden zaferi kazanır Kim Allahı anarsa gül suyu ile yıkanır
Şiir
Tevekkül; Rabbimizi vekil kabul etmen ve yalnız ona itimat etmendir. Sebep sonuç bağlarıyla örülmüş bu kâinatta yaşamanın bir gereği olarak, tedbir ve sebeplere riayet etmekle birlikte, işini ve halini tamamen Rabbimize havale etmendir, tevekkül. Efendimiz (sav) şöyle buyururlar: "Eğer Cenâb-ı Hakka layıkıyla tevekkül edebilseydiniz, sizi, sabah yuvasından aç ayrılıp, akşam tok olarak dönen kuşların beslediği gibi rızıklandırırdı." Efendimizin (sav), Sevr mağarasında düşmanın soluklarının hissedildiği anda, fevkalâde bir güven ve emniyet içinde: "Korkma, Allah bizimle beraberdir!" (Tevbe, 40) sözleri de bu gerçeği hatırlatır. Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı'nın ilk kelimesi olan "Korkma!"yı bu ayetin ilhamıyla yazmıştır. Haletiruhiye
Kitap Alıntısı
Reklam
Reklam