Vahdettin : İngiltere Anadolu'daki savaşı neden durdurmuyor, anlamıyorum. Birkaç savaş gemisini İzmir'e bir-ikisini de de Karadeniz'e yollamanız, iki yanında mantıklı davranmaya zorlar. Sir Rumbold padişaha hayret ve gizli bir acıma ile baktı. Cok zavallı bir duruşu vardı. İngiltere Sevr'e karşı çıkan Mustafa Kemal'i değil, elbette Sevr'i benimsenen onu tutacaktı. Ama bu 600 yıllık devletin hükümdarının, olup bitenlere akıl erdiremediği anlaşılıyordu. Ne Yunanistan'ın İngiltere için anlamını kavramıştı ne de Ankara'nın bir çift savaş gemisi ile dize getirilemeyeceğini.
Sayfa 244
Alıntı
Birkaç günlük aradan sonra Misak-ı Milli'nin maddeleri teker teker yüksek sesle okunur ve tartışılır. Görünen odur ki en büyük anlaşmazlık konusu kapitülasyonlardır. Bu konudaki hassasiyetini Londra Konferansı'nda zaten açıkça ortaya koymuş olan Fransız tarafının 500 yılda biriktirdiği bunca ekonomik ayrıcalığı, sömürü aracını kaybetmeye niyeti yoktur. Ancak Mustafa Kemal Paşa da görüşmelerde "tam istiklal" derken vurgulananın sadece topraklarını geri almak olmadığını, ekonomik, kültürel, sosyal haklar gibi hayatın her alanında bağımsız olmadıkça Türk Milletỉ'nin iki yıldır giriştiği mücadelenin bir anlamı olmayacağını defalarca ifade eder.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Sevr, Türkiye için bir kâbustu. Ancak nihai tasdik gelmedi ve Ankara Hükümeti kesinlikle reddetti. Zira Türklere karşı, "Avrupa'da yeriniz yok ve Anadolu'da da kim isterse sizden istediğini alır. Kurak Anadolu yaylasının bir tarafına sokulsanız ve İstanbul'da da yaşama hakkı elde etseniz ne nimet" havası hâkimdi. Sevr sarsıcı etkiler yarattı. Tepki sert oldu. En önemli tepkilerden biri, Hint Müslümanlarının protestosuydu. Sonrasında Lyord George bile ileri gittiğini anlamıştı.
Sayfa 116·Kitabı okuyor
VI. Mehmet (Vahdettin) (1861-1929). Abdülmecit’in oğlu. Otuz altıncı ve son Osmanlı padişahı. Kardeşi V. Mehmet’in ardından 3 Temmuz 1918’de tahta çıktı. Mütarekeden ve İttihatçı Önderlerin kaçmalarından sonra yönelimi kendi elinde toplamaya çalıştı, İtilâf devletlerine karşı uzlaşmacı bir tutum aldı ve önce İttihatçılara, ardından Anadolu direniş hareketine karşı çıktı. 1920’de Sevr Antlaşması’nı kabul etti. 1922’de Anadolu harekeli başarıya ulaşınca sallanan sona erdirildi. Ülke dışına çıktı. Hicaz’da kendisini halife ilan etmeye çalıştı. Bu girişimi başarısızlığa uğrayınca İtalya'ya yerleşti. San Remo’da öldü.
"Hak yolda iki yoldaş... Allah onlara üçüncü olsa endişe edilir mi?"
(5776)- Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz mağarada iken müşriklerin ayaklarını görüyordum. Onlar bu sırada başlarımızın üstünde idiler. ‘Ey Allah’ın Resulü!’ dedim, ‘Onlar ayaklarının aşağısına bir bakacak olsalar bizi mutlaka görürler!’ Bunun üzerine: ‘Ey Ebu Bekir!’ buyurdular, ‘Üçüncüleri Allah olan iki kişi hakkında ne zannediyorsun?’” [Buhârî, Fezâilu'l-Ashâb 2, Menâkıb 45, Tefsîr, Berâet 1; Müslim, Fezâilu's-Sahâbe 1, (2381); Tirmizî, Tefsîr, Tevbe, (3095)]
Sayfa 201·Kitabı okuyor
Din
Reklam
Reklam