hikaye-VII: gozyası
...balkan harbi kopunca, hududa çok yakın olan koyde, bir aksamustu su korku yayilmis: dusman geliyor!.. koy halki mal, mulk ne varsa birakip kacmaya karar veriyor; bir anda at, okuz, araba, firar için ne vasıta varsa hepsi hazir oluyor.
dul ayse de hazirdir;,bir atin ustundedir. terkisinde bes yasındaki oglu, belinden sımsıkı sarılmıs; onunde uc(3) yasindaki kizi bir kusakla dizlerinden egere bagli; kucaginda bir yasina basmayan yavrusu uykuda...
tepelerden ara vermeyen, soluk aldirmayan bir yagmur iniyor; kıs baslangici yagmuru... biliyorlar ki bu boylece surerse ovayı su basacaktir; caylar kabaracak, nehirler tasacak, kopruler çokecek, yol, iz kalmayacaktır. islak gece icinde, sirsiklam bir kafile, kimi yaya, kimi atla kosuyor, kaciyor.
ondeki umit, ordumuza yetismek, arkadaki korku dusman ordularına cignenmek!
one bakıyorlar: camur, yagmur, karanlık... simsek bile cakmayan koyu, degismez bir karanlik. arkaya bakiyorlar: gene oyle batakliklar, su tabakalari, gece...
...ayşe, beline dolanan ufak kolların ara sıra gevsedigini, duyuyor. "uyuma ali," diyor, "uyuma!" onundeki bas yavas yavas dikligini kaybediyor, dizine doğru egiliyor: "uyuma emine'm," diyor "uyuma!" sonra kucagında kıpırdamalar başlayıp hafif aglamalar isitince: "uyu cigerim," diyor, "uyu osman'ım!"
at ikide bir surcuyor, kapaniyor, soluyor, kendisini toparlıyor; gomuluyor, gene silkiniyor, gene ilerlemeye cabalıyor. O, yaşlı, romatizmalı, horada bir beygirdir. ...evvela coken, sonra da basini uzatip yan ustu uzanan, bir turlu kalkmak mecalini bulamayan attan iniyorlar; çarçabuk iniyorlar. zira durmadan ilerleyen felaketin kafilesinden ayri dusmek ayse'ye hepsinden daha korkunc geliyor. Fakat geride kaldigini anlayip bir muddet siki yuruyunce artık bu uc(3) cocugu birden