Halbuki, birisi ona "Yaşadığın sürece bu hep böyle olacak, sonuna kadar hep aynı şey," demiş olsaydı, o da kendine gelirdi. "Olamaz," derdi "muhakkak farklı bir şeyler olagelmeli, öyle bir şey ki, insan, 'artık sonuna gelmiş olsam bile beklemeye değmiş,' diyebilmeli".
Sayfa 57·Kitabı okudu
Edebiyat
Halbuki, birisi ona “Yaşadığın sürece bu hep böyle olacak, sonuna kadar hep aynı şey,” demiş olsaydı, o da kendine gelirdi. “Olamaz,” derdi, “ muhakkak farklı bir şeyler olagelmeli, öyle bir şey ki, insan, ‘artık sonuna gelmiş olsam bile beklemeye değmiş,’ diyebilmeli”.
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Alıntı
Herkesin iyiliğini istemek*
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir keresinde; “Bekleyin, şuraya biraz sonra cennetlik birisi gelecek.” buyurmuş. “Kim gelecek acaba bu toplantıya?” diye herkes pürdikkat beklemeye başlamış. Nihayet sahâbe-i kirâmdan sade, ismi çok namlı olmayan birisi, mübarek, abdestini almış, sularını damlata damlata Peygamber Efendimiz’in meclisine gelip oturmuş. Abdullah b. Ömer dikkat etmiş. Bu birkaç defa tekerrür etmiş. Abdullah b. Ömer bu şahsın yanına gitmiş, kendisini misafir etmesini istemiş. Geceleyin evinde kalmış, uyku uyumamış. “Geceleyin ne ibadet yapıyor, ne dualar yapıyor da cennetlik olmayı kazanmış.” diye üç gece yanında yatmış. Onda, bilgisinin dışında yeni hiçbir ibadet ve dua görmemiş. Gece kalkıyor, abdestini alıyor, teheccüdü kılıyor; onun da yaptığı şeyler, yani normal… “Senin hakkında Efendimiz böyle söylemişti. Bu mertebeye nasıl ulaştığını merak ettiğimden evine misafir gelip kaldım ama üç günde de pek değişik bir şey bulamadım. Nedir senin bu mertebeye ermenin sebebi?” diye sormuş. “Bilmiyorum.” demiş o da, boynu bükük. Ayrılmışlar, uzaklaşırken arkasından seslenmiş; “Dur, aklıma geldi. Ben hiç kimsenin kötülüğünü istemem, herkese karşı duygularım sıcaktır, samimidir, herkesin iyiliğini isterim.” demiş.
Sayfa 54 - Server Yayınları·Kitabı okuyor
Nadide bir Ahde vefa, sadakat örneği.
Gazneli Mahmud'un Ayvaz'a olan rağbet ve muhabbetini çekemeyenler; Ayvaz'ın ne özelliği var ki Sultan Mahmud ona bu kadar değer veriyor, muhabbet ediyor diye dedikodu etmeye başlamışlar. Bu dedikodu Sultan Mahmud'un kulağına kadar gelmiş. Sultan Mahmud'un canı sıkılmış, dedikodulara epeyce içerlemiş ve: - Ben onun boyunu bosunu değil ahlâkını seviyorum, demiş. Bu nâdanları imtihan etmeye karar vermiş. Ayvaz ile kendileri arasındaki farkı görsünler de bir daha böyle dedikodu yapmasınlar diye. Sultan Mahmud yanına Ayvaz ve o dedikoducuları alarak bir yolculuğa çıkmış. Daha önce de geçecekleri yol üzerine bir deve çökertmiş, devenin üzerinde bulunan bir büyük sandık inciyi de, sandığı kırarak yere dökülü vaziyette bıraktırmış. Sultan Mahmud ve berâberindekiler oraya varınca Sultan: - Bu inciler yağmadır. İsteyen istedigi kadar alsın demiş. Kendisi de atını sürüp gitmiş. Sultan Mahmud'un yanında bulunan dedikoducular hemen atlarından inip incileri yağma etmeye başlamışlar. Sultan Mahmud'un berâ-berinde olanlardan sadece Ayvaz yağmaya katılmamış.O, sultanı takip etmiş. Sultan Mahmud Ayvaz'a demiş ki: - Sen niçin yağmaya katılmadın? Bak diğerleri incileri yağma ediyor. Ayvaz şöyle demiş: - Padişahım! Ben o incilerden hiçbir şey almadım. Şayet yağmaya katılsaydım, senin hizmetini yapamazdım. O zaman da sâdık birisi olamazdım.
Sayfa 378 - İlkadım Dergisi·Kitabı okudu
Alıntı
Halbuki, birisi ona “Yaşadığın sürece bu hep böyle olacak, sonuna kadar hep aynı şey,” demiş olsaydı, o da kendine gelirdi. “Olamaz”, derdi, “muhakkak farklı bir şeyler olagelmeli, öyle bir şey ki, insan, ‘artık sonuna gelmiş olsam bile beklemeye değmiş,’ diyebilmeli.”
Sayfa 57·Kitabı okudu
Aristoteles’in Ruh ile Derdi Ne?
Puan vermedi·%54 (105/192 syf.)
Ruhu tanımak bir bütün olarak hakikate büyük katkıda bulunur gibi görünüyor...” Bu eseri eline alacak olan bir okurun öteye olan arzuyu bir kenara bırakması gerekiyor. Ruh Üzerine boyunca
Ruh ÜzerineAristoteles · Can Yayınları · 0394 okunma