"seni fark ettiği an geniş bir gülümseme kaplıyor yüzünü. sadece ağzıyla değil, burnuyla, alnıyla, yük çeken omuzlarıyla beraber, bütün mahalleye yayılan bir arzuyla gülümsüyor. güzel bir ülkeye bakıyor sanki. gözlerinde pırıltılı bir sadakat. bu kusursuz an gelip geçtiğinde iyileşmeyecek bir yara açılıyor içinde. elinde fotoğraf makinesi, nereye gidersen git bu gülüşü asla yakalayamayacağını henüz bilmiyorsun."
"güzelliğin geçici olmadığını senden öğrendim
emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden.
zaman, kahküllerinden doğar topuklarından batardı
al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim."