8/10
·216 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
MİHRAP SİNEM SAL Sinem Sal SAYFA SAYISI: 216 1989 yılında İstanbul’da doğan yazarın Mihrap adlı romanı üçüncü kitabıdır. Bundan önce yayınlanmış birçok şiir ve öykü kitabı bulunmaktadır. 12 Eylül döneminde yaşayan on yaşındaki küçük bir kızın yasını anlatan romanda, Bizim Zamanımız'da yer alan Mihrap karakterinin çocukluğuna tanık oluyorsunuz. Bu kitabında da Bizim Zamanımız'daki kadar olmasa da yüzümüzü güldüren diyaloglara da yer verilmiştir. Fakat bu romanı daha hüzünlü bulduğumu söylemeliyim. Belki de babasını kaybetmiş ve geri dönmesini bekleyen küçük kız Mihrap’ın hikayesi içe dokunduğu için çok keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Küçük bir mahalle de yaşananlar ve arkadaşlık ilişkilerine yer verilen romanda toplumsal olaylara ve özellikle darbe dönemine ilişkin çok iyi noktalara değinilmiştir. Bu kitabı hüzünlü olduğu için daha az sevmiş olsam da mutlaka okuyun derim. Sinem Sal bence komediyi hüzünle birleştiren genç yazarların başında yer alıyor. Darbe döneminde daha dünyaya gelmemiş bir yazar olarak o dönemi bu kadar iyi anlatabilmesi de çok dikkat çekiyor. Dili çok güçlü su gibi akıyor. Okurken keyif alacağınız hiç sıkılmayacağınız bir anlatıma sahip olan yazardan daha çok okumak gerektiğini düşünüyorum. Bence daha sık yazmalı ve daha çok kitleye ulaşmalı. Okuyun ve okutun derim. Alıntılar Acımı anlatacak kadar şarkı, teşekkür edecek kadar İngilizce biliyorum ama acımı geçirecek kadar şarkı, derdimi anlatacak kadar Türkçe bilmiyorum. (Sf:82) İçimdeki şeyin adı umutsa, umut hiç de umutlu bir şey değil (Sf:195)
MihrapSinem Sal · Karakarga Yayınevi · 2024690 okunma
6/10
·592 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:10
Yazar Azra Kohen’in ‘Gör Beni’ kitabını yeni bitirdim sayılır ve kapağını kapadığımdan beri ne kitabın türünü ne de hangi mesajı vermek istediğini tam olarak algılayabildim. Kitabın başındaki “Öykü akışı kronolojik değildir. Şekilde kusur aramak yerine, içerikteki anlamı fark etmeye odaklanmanız dileğiyle..” ifadesinden öyküde zaten oturmayan bir şeyler var olduğunu çıtlatmış yazar. Benim hikayedeki derinliği bulamamanın asıl nedeni olayların kronolojik olup olmadığıyla ilgili değil bu arada. Bundan daha fazla göze çarpan şey; noktalama işaretlerinin kullanımıyla ilgili bazı bariz hatalar, karakterlerin davranışı, üslubu ve inandırıcılığıyla ilgili eksiklikler, olaylar arası kopukluk ve de arka plandaki olay örgüsünün eksik aktarımı. Yazarın, hem bazı tarihsel gerçekler vererek didaktik bir amaç sergilemek hem de bunları bir aşk hikayesiyle harmanlayarak okuma zevkini diri tutmak istediği çıkarımında bulunabiliyorum. Sunduğu bilgilerin bazısını ufuk açıcı da buldum; fakat, bu bilgi aktarımının belli bir noktadan sonra aniden kesilip yerini aşk hikayesine bırakması bende ucuz aşk romanı okuyorum hissi yarattı ne yazık ki. İki aşığın aşk kokan cümleleri, bir türlü birbirine kavuşamaması, sergiledikleri tripsel tavırlar vs. bir süre sonra can sıkıcı hale geldi. Tarihsel romanları severim, Cumhuriyet dönemini işleyen tarihsel ve kurgusal metinleri ayrı bir severim, içerisinde bir tutam aşkı barındırıyor olmasına da ses etmem. Aşk ve sevda öyküleri barındırmayan bir tarih anlatımı istiyor olsam, geçmişi bütün keskinlikleriyle ve gerçeklikleriyle anlatan tarih kitaplarına yönlenirim zaten. Lafım, bu kitaptaki aşk hikayesinin yapay kalmışlığına ve tarihsel olay örgüsüne tam olarak yedirilememesine. Bunların dışında beni rahatsız eden diğer detayları şöyle
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ANONS (Bu başlığı sadece kitabı okuyanlar anlar:))
10/10
·256 syf.·
2026 14. kitabı
"Sessizliğimin tek sebebi, kendimi bütünüyle seyahate verme arzusu değildi. Hoten'deki ağır hava beni öylesine kuşatmış ve etkisi altına almıştı ki halihazırda bir başka sancılı coğrafyaya göz atabilecek durumda değildim. Kendi derdim bana yetiyordu. " sf.191 Aynen bu şekilde benim de zihnim ve kalbim Filistin'deki soykırımdan dolayı bîtab düşmüşken bi de Doğu Türkistan'ın acılarına eğilemiyeceğimi düşünüyordum. Fakat "toplatılır" endişesi ile apar topar aldığım kitapla her göz göze geldiğimde adeta utanıyordum, onu okumayı ertelediğim için. Kan, göz yaşı, işkenceler gibi insanı ürperten sahnelerle dolu olduğunu düşündüğüm bu kitaba tüm gücümü toplayarak okumaya başladım. Fakat yanıldım. Tıpkı Diken ve Karanfil gibi bu kitap da beni o korktuğum sahnelerle karşılaştırmadı. Beni zulme uyandırdı ama zulümle yüz yüze getirmedi. Aksine nasıl ki Ah Endülüs beni zamanda yolculuğa çıkarmıştı, bu kitap da beni Doğu Türkistan'a seyahate çıkardı. Kitap o kadar güzel, akıcı bi üslupla yazılmış ki kitabı bırakmak istemiyorsunuz. Görsellerle daha da zenginleştirilmiş olan bu seyahatname sizi Doğu Türkistan sokaklarında gezintiye çıkarıyor. Yazar'ın neredeyse tüm duygularını hissedebiliyor, etrafındaki insanların bakışlarını görebiliyorsunuz. Ne yalan söyleyeyim biraz da vahşi doğa belgeseli tadındaydı, hani aslanın nefesinin ceylanın ensesinde olan sahneyi de yaşadık, yazar ve Hulusi beyle beraber. Zor şartlarda yapılan bi seyahatin tüm zoruklarını iki arkadaş çekmiş bize ise bilgi, deneyim ve bazı bazı tebessüm ettiren anıları okumak bırakılmış. Taha Kılınç ve arkadaşı Hulusi beye "Allah razı olsun" duasını bi borç bilirim. Doğu Türkistan için umutlarım yeşerdi, hamd olsun.
Doğu Türkistan
Kayıp Coğrafyanın İzindeTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20251,116 okunma
Puan vermedi·150 syf.·
2026 11. kitabı
İlk kısmı fena degil ama bu girdap yayının geri kalan bölümlerini anlamadım. 5 6 tane farklı bölüm var, diğer kitaplar 120 sf civarı bu 300. İlerleyemedim bu yayın evi mi böyle anlamadim. Okuyayım dedim beğenemedim garip olmus acaba baska yazar mi karisti falan diye düşündüm. Bölüm adlarını arattım yok ulaşamadım. Bıraktım kısacası. Sadece İnsan Nedir? Okuyacaksınız başlığına aldanıp bu yayını almamanizi öneririm.
İnsan Nedir?Mark Twain · Girdap Kitap · 202419bin okunma
4/10
·264 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:37
Pankreas kanserine yakalanan, ölmekten çok korkan bir adamın tedavisi için alternatif tıp yöntemi olan henüz ölmeden uzun yıllar dondurulma işlemini(kriyonik) seçmesi ve başına gelen şaşırtıcı olayları anlatılıyor. Ölüm-yaşam ikigenini bilim tadında okucuya aktarmış. Şimdi gelelim sadede; Oysa ben aşık olmuştum. Üstelik aramızdaki korkunç yaş farkına rağmen. Eskiden bırakın bunu söylemeyi, düşünürken bile utanıyordum ama artık umrumda değil. (sf. 43) Evet, kitabın bu alıntısından anlaşılacağı üzere yazarımız çok güzel bir romanın nasıl berbat edilebildiğini göstermek istemiş. Ve bunu tramvaları üzerinden aktarmış. Hepimizin tramvaları var tabiki ama anormal duygularımıza zemin hazırlamasına izin vermemeye çalışıyoruz. Konuya dahil edilmeyebilirdi. Yazarın kalemini çok beğeniyorum ama bu kitabı beklentimi karşılamadı. Distopik romanlara göre Bilimkurgu romanları daha çok ilgimi çekiyor ve maalesef ki Türk yazarları azımsanacak kadar az, hele de kalifiyeli olanları. Yazarın eline sağlık, çok güzel bir konuyu yine romana yedirmiş, emek ister çünkü verdiği bilgileri çiğ veyahut askıda bırakmıyordu. Ama sadece bu kadar çünkü 57 yaşındaki bir karakteri neden 24 yaşlarında birine bir şeyler hissetmesini aktarabilirsin ki, normalleştirmek bu düpedüz. Bu yüzden bazen baş karakterin hislerinin tasvir edildiği yerlerde çok sıkıldım. Mater serisi konu bakımından çok daha iyiydi. Bu önemli detayı geçersem eğer içeriği gerçekten özgün ve güzeldi. Bir de karakterleri için hep Latince isimler kullanıyor bayağı değil ama Türk isimler tercih edilebilirdi zannımca. Türk Bilimkurgu roman türünde farklı bir şeyler okumak isteyenlere özgün bir içerik sunuyor, bu açıdan okunabilir. Okuyacak olanlara da şimdiden iyi okumalar...
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,808 okunma
6/10
·56 syf.··
2026 8. kitabı
Arkadaşlar ben bir hata yaptım. Bu kitabın ve aldığım bu seriden diğer kitabın sayfa sayısını yanlış görmüşüm250 sayfa beklerken 50 sayfa görmek bende baya şok etkisi yaptı.Sağlık olsun diyelim. Kitap güzeldi konuda güzeldi ama ben biraz yüzüme su vurulmuş gibi hissettim .O kadar hızlı bitti.Bir ders aramda kitap bitti resmen.Ben kızın dış görünüşünü bile daha bilmiyordum mesela shhs.Abla bismillah bir okusaydık dedim de yani.Sonuda çok net değildi.Arkadaşım geldi bir olay anlattı gitti gibi hissettitdi.50 sayfa dile kolay.Bugün küçük kardeşimin okuduğu ejderhalı seri bile 200 sayfalık kitaplardan oluşuyor 🫪 Konusu güzeldi.ne diyeyim ki başka ben buraya ne yazsam büyük spoi olacak kitap 50 sf yani. okuyacak bir şey kalmyacak.Kitabın arkasını okuyun başlayın ne diyeyim
Aşk ve Şans OyunuAshley Poston · Olimpos Yayınları · 2024469 okunma