Dikkat tamamen spoiler içerir. Spoiler takıntısı olan varsa bu inceleme yazısını okumasın. Toplumsal ilişkiler, devlet, adalet vb konularda değişik fikirler edinmek isteyen kişiler okuyabilirler. Fakat çelişkilerle dolu bir kitap. Eğer her cümleyi daha önceki cümlelerden bağımsız olarak okursanız sorun yok. Yazmaya bile üşeniyorum. Daha önce kitap hakkında kendime yazdıklarımı ekleyeyim.
Kitapta anlatılan Ütopya devletine bakıldığında sosyalist teokratik bir yapı görülüyor. Buna rağmen sürekli cumhuriyet vurgusu yapılıyor. En beğendiğim tarafı, yasalarla ilgili kısmıydı. Yasa sayısı çok az olup, avukatlara ihtiyaç duyulmayacak bir adalet sistemi anlatılmış. Eflatun'un devletinden şairleri kovması gibi More da avukatları kovmuş devletinden.
Çok fazla sayıda çelişki var başta da dediğim gibi. Bazılarını şöyle dile getirebilirim.
Mesela savaşı sadece kendilerini ve dostlarını savunmak için gerekli gören, herkesin inancı kendine diyen Ütopyalılar, nedense kendilerine anlatılan, Hristiyanların dinlerini yaymak için yaptıkları savaşları dinleyince hevesle Hristiyan oluyorlar, hepsi değil tabi fakat çoğunluğu.
Süslü püslü elbiseler giyenlerle alay eden ütopyalıların ülkesi ütopyada nedense rahipler süslü püslü giyiniyor.
Kimsenin inancına karışılmayan ütopyada nedense ahirete inanmamak aşağılanmayı gerektiren birşey oluyor.
Kimsenin suç işlemediği fakat tek tük de olsa suç işlenen ütopyada eğer suç kutsal rahiplerden biri tarafından işlenirse ona hiçbir ceza verilmiyor. Çünkü hem Tanrı’ya adanmış olan kutsal bir varlığa hiçbir ölümlünün eli dokunamazmış hem de rahiplerin sayısı devletin güvenliğini tehlikeye atacak kadar çok değilmiş. Bu bile kendi içinde çelişkili. Tanrı’ya adanmış kutsal bir varlık nasıl suç işleyebiliyor? Ayrıca devletin güvenliği, insanlar arasında