Gàirnean

Gàirnean
@shakespearesso
Ubermensch olma yolunda ilerliyorum | Okuduklarımı ve kendimden karalamaları paylaşıyorum • Derin sohbet bağımlısı | Kahvesever | Doğasever | Optimist nihilist | Ateist
Philemon ve Baucis - Meşe ve Ihlamur
Bir gün Zeus ve Hermes, insanlara ders vermek için yaşlı birer yolcu kılığında Frigya topraklarına iner. Kapı kapı dolaşır, yiyecek ve barınak isterler. Zenginler kapılarını yüzlerine kapatır, kimse onları içeri almaz. Sadece yoksul bir çift olan Philemon ve Baucis kapılarını açar. Ellerinde avuçlarında fazla bir şey yoktur, küçük sofralarını kurarlar, ellerindeki tek kazı bile kesip misafirlerini en iyi şekilde ağırlamak isterler. Tanrılar bu misafirperverlikten çok etkilenir. Köylerini cezalandırıp sular altında bırakırken Philemon ve Baucis’in kulübesini bir tapınağa çevirirler. Çifte bir dilek hakkı verirler. Onlar da “Biz birbirimizi çok seviyoruz, ölümde bile ayrılmayalım” derler. Ve ikisi de aynı anda ölür. Tanrılar onları yan yana büyüyen iki ağaca dönüştürür: Philemon bir meşe, Baucis bir ıhlamur olur. Böylece sevgileri köklenip göklere erer. (Meşe bilgeliği, gücü ve dayanıklılığı temsil eder; ıhlamur zarafeti, adaleti, sadakati ve huzuru temsil eder.) Meşenin asaletini, ıhlamurun huzurunu ve kokusunu taşısın ömrünüz. Sevgiler 🌸 Meraklısına: Resim: Philémon et Baucis donnant l’hospitalité à Jupiter et Mercure Ressam: Jean-Bernard Restout
Mitoloji
Reklam
kendimden karalamalar ve evimizin önündeki ıhlamur ağacı.
Ben çok dağınık bir insanım. Odam dağınıktır, masam dağınıktır, zihnim dağınıktır. Kendimi bildim bileli böyleydim. Küçükken odamın dağınık olmasına annem laf ederdi. Şimdilerde ise düşüncelerimin dağınık olması, sistemin pek hoşuna gitmiyor. Balon değiller ki bağlayayım! Üstelik uçup da gitmezler. Benliğimdeki buz dağına çarpıp batmış bir Titanik'tir hepsi. Üstlerinde sevişmişliğim, dans etmişliğim, ziyafet çekmişliğim vardır. Kıyıda köşede bir yerde orkestra bile vardır. Suyun üstünden görünmeseler bile orada olduklarını bilirim. Pek yerli yerinde değiller, aşağısı çok dağınık. Ama bu görüntüyü seviyorum, bana nereden geldiğimi hatırlatıyor. Bakın, şu köşede hemen acılarımın altında şiir denemelerim var. Ne cüret ama! Utancımdan sakladım onları. İlk defa şiire benzer bir şeyler karaladıktan sonra zihnimde evire çevire dövdüm kendimi. "Sen kimsin de şiir yazıyorsun? Ne haddine!" diyordum arada. Ne yaptım biliyor musunuz? Şiiri yaktım. O kağıt parçasıyla haddimi de yaktım. Acizliğimi, yetmezliğimi ve hiçliğimi işte böyle elde ettim. Küllerini bahçemizdeki ıhlamur ağacının dibine döktüm. Annem yıllarca çok bereketli bu ıhlamur ağacına methiyeler düzdü durdu. Kızının dağınık düşüncelerini içtiğini bilmeden...
1000k
Ne güzel bir gün!
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷 Atatürk’ü ve vatan uğruna gözünü bile kırpmadan savaşan tüm kahramanlarımızı sonsuz bir sevgi ve minnetle anıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk
Bir şair
Bir yerlerde zaten vermişler cezanı. Onursuzluğa ya da darağacına götüren yol tek değil: Düşlerin fazla berrak, güçlü bir felsefeye gereksinmen var. Octavio Paz
Şiir
ilişkilerde fikir ayrılığı
En büyük önceliğimiz sürekli kendimizi iyi hissetmek ya da partnerimize kendisini iyi hissettirmek olursa, neticede kimse kendini iyi hissetmez. Biz farkına bile varmadan ilişki dağılır. Fikir ayrılığı olmadan güven olmaz. Fikir ayrılığı kimin koşulsuz olarak, kimin kendi çıkarları için yanımızda olduğunu göstermek için vardır. Kimse sürekli evet diyen birine güvenemez.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam