Daha önce çok fazla şiir kitabı okuduğumu söyleyemem ama her şairin gerçekten başarılı bir şair olduğuna inanmıyorum. Öve öve bitirilemeyen bazı şairlerin bir iki tane güzel şiirinin olması diğer bütün yazdıklarını da çok başarılı hale maalesef getirmiyor. Bundan dolayı Büyük Saat okuduğum diğer kitapların üzerine gerçekten çok iyi geldi. Okurken gerçekten bir şeyler anlatmaya çalıştığını hissediyorum ve uyumlu mısraların arasında adeta kayboluyorum. Okumadığım bazı şiirler var bu 725 sayfalık kitapta evet. Bence herkes bir şairin, bir sanatçının, bir ustanın bütün işlerini zaten beğenemez. Bazı sayfalarda burada ne anlatıyor acaba dediğim, düşündüğüm, bazen de hiç bir şey anlamadığım sayfalar oldu. Keşke karşımda olsaydı da sorsaydım dediğim. Belki de çok farklı bir ütopya gerekiyordu onları anlamak için.. Özetle; yıldızladığım, ezberlemek istediğim mısralar da oldu, okumak istemeyip atladıklarım da. Herkesin tarzı farklı elbette. Ben bir kitabın her sayfası okunmalıdır sevmesek bile başladıysak bitirmeliyiz fikrine katılanlardan değilim. Önemli olan tadını çıkarmak ve bir şeyler kapabilmektir bana göre. Şiir sevenler için tam bir başucu kitabı. Kimse, hiç bir şey dört dörtlük değil ve atladığım sayfalara rağmen Büyük Saat gerçekten mükemmel bir eser. Kapağına bakarken bile mutlu olacağınız türden. "Memur Karısı" şiiri en sevdiğim şiirlerden oldu. Belki de fazla samimi, fazla bizden; ve içten olduğu için. Aynı duyguları "Vaiz sokağı Numara 70" şiirinin ilk kıtasında da hissettim. Belki de fakirlikten utanmamaktan daha samimi bir şey yok bu hayatta. :) Büyük Saat
"...Sen ki, saçından tırnağına kadar
Bir hürriyete bedelsin,
Bu ılık saçlar, bu gözler; fakat her şeyden önce
Yaşadığın için güzelsin.."
(Ölüme Dair Konuşmalar 5)