Değişimi içtenlikle ve zevkle kabul ediyorum, bir yere varmış olmaktansa yürümeyi yeğ tutuyorum, bu yüzden yalnız olsam da yalnızlık çekmiyorum, yani kendime yetiyorum.
Tutumların davranışları belirlediği kadar, davranışlar da tutumları belirler; fakat nihayetinde davranışların tutumlar üzerindeki belirleyeciliği daha fazladır. Amaçladığımız şey doğrultusunda planlanan şekilde davranmaya başladığınızda, tutmunuzun ve motivasyonunuzun değiştiğini siz de göreceksiniz.
NOT: Kelimelerin hemen hepsini lugatim.com sitesinden aldım. Geri kalanları sanatkritik.com sitesinden ve internette çeşitli yerlerden aldım.
baylos: Venedik Cumhûriyeti’nin Osmanlı Devleti nezdinde bulundurduğu elçilere verilen unvan.
Fî târihinde: Bir zamanlar, eskiden, geçmişte.
muhteva: bir şeyi tutmak, içinde bulundurmak.
sefâret: elçilik
Tellâl: Bir malın satışının yapılacağını veya herhangi bir şeyi halka bildirmek için çarşı pazar gibi kalabalık yerlerde yüksek sesle bağırmakla görevli kimse
Sâbık: Bir iş, memûriyet veya makamda şimdikinden daha önce bulunmuş olan, eski
mezat: açık arttırma
maşrapa: su içecek kap
ırlamak: şarkı söylemek, terennüm etmek, tegannî etmek
Müteşebbis: (Bir işe) Girişen, kalkışan, teşebbüs eden (kimse).
Cerâhat: Kanın damar dışına sızmasıyle vücut dokularında meydana gelen, ak yuvarların hâkim olduğu donuk renkli birikinti, irin, yangı.
meyyus: ümitsiz, umutsuz, moral bozukluğu içinde olan
teşrih: Bir meseleyi bütün yönleriyle inceden inceye tetkik edip açıklama, açma, meydana çıkarma
semere: Beklenen sonuç, netîce. meyve