Edebiyat tarihimizin ilk ve tek romanı olması hasebiyle 19.yy Osmanlı döneminin gözler önüne serilmesi benim bu eseri çok ta sevebilmeme neden olamadı maalesef..şöyle ki ne kadar da konu dışına kayma ve sapmalar olmasa da gereğinden fazla tasvir uzun cümleler ve betimlemeler verilmek istenen mesajları biraz geri planda bırakmış kanımca...Kelime cambazlığı ve sadece edebi sanat yönünden fazlasıyla gösterilmek tanınmak ister gibi....Ama Samipaşazade’nin Tanzimat dönemi yazarları gibi 1900 lü yıllarda Batı edebiyatını örnek aldığı esirlik adalet özgürlük kavramlarının keskin detaylarla işlendiği gözler önünde.Yalnız yine de edebiyat ilkleri okunurken sanırım Osmanlı son dönemlerine de aşina olmak,bilgileri harmanlayarak ve çok yönlü kıyaslama eşliğinde okumak ,dönemleri tanıyabilmemiz,ve ilklere imza atan yazar şairlerin kafa yapılarını anlayabilmemizi epey kolaylaştıracaktır...