Seher Taşkıran

9/10
·628 syf.··
2020 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2020 17:31
Nihayet Meyranın incelemesiyle geldim. Sinan Akyüz'ün İncir kuşları kitabını da çok etkilenerek ve beğenerek okumuştum. Ki Bosna'nın yeri bende çok ayrı ve özeldir. Nitekim bu kitabı da öyle oldu. Sırpların ve hırvatların müslüman boşnaklara yaşattıkları cehennem yıllarını anlatıyor kitap. Serebrenitsa'da tam 8372 insan çeşitli işkencelerle katlediliyor ve birleşmiş milletler dahil tüm dünya tüm olanlara sağır ve dilsiz kesiliyor. okurken tüm bu olanların bir kurgudan ibaret olmasını isityorsunuz ama malesef yaşananların hepsi o kadar gerçek ki... Meyra da bu boşnaklardan biri. Onun, ailesinin ve sevdiği adamın başına gelenler gerçekten dayanılır gibi değil. Kadınlara edilen tecavüzler, erkeklere yapılan işkenceler, çocuk yaşlı demeden kurşuna dizilen onca insan... okurken hepsini yaşadım sanki. 20. yüzyılda böyle bir soykırıma herkes nasıl göz yummuş, bu insanlara neden jimse el uzatmamış anlamak çok zor. Bir müslüman olarak bu konu beni çokça sorgulattı. Yazar, kitabı bir Bosna gezisinde köyün camii hocasından dinlediği hikayeleri toparlayarak yazmış. Bu hikayelerin en etkileyici olanı da Meyranki. Meyranın kız kardeşi götürüldükleri esir kampında durmadan uğradığı tecavüzlere dayanamayıp ablası Meyranın gözleri önünde intihar ediyor. Ölmeden önce ablasından istediği şey de burda olanları, yaşadıları her şeyi tüm dünyaya anlatmasını istiyor. Yazar Meyranın kız kardeşi Dibanın bu isteğinin gerçekleşmesinde vesile olmuş. BU RAKAMLARA İYİ BAKIN ŞİMDİ; 11 temmuz 1995 de binlerce kişi kaçarak Nezuka yürümeye başladı, erzak ve silahları yoktu. 12 temmuz da 2. defa Kravitsa da saldırıya uğradılar. 13 temmuzda Jadar nehrini geçerken bir kez daha saldırıya uğradılar. Birçok insan hayatını kaybetti. 14 temmuzda grup Marçiçi-Snagovo da pusuya düştü. 14-15 temmuzda geriye kalan
Edebiyat
MeyraSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20197,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoiler İçerir!
6/10
·704 syf.··
2020 15. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 23:27
·
Suç ve Ceza Fyodor Dostoyevski Suç ve ceza uzun zamandır okumak isteyip de hep ertelediğim bir kitaptı. Ve artık ertelemekten vazgeçip okudum Benim gibi ön yargısı olanlar için şunu söyleyebilirim; Dili ağır değil aksine akıcı, yer yer de sürükleyici olmakla birlikte muazzam bir polisiye Kitaptan bahsedecek olursam; Dostoyevski 1865 yılında M.N. Katkov’a yazdığı bir mektupta durumu “...olaylar günümüzde geçiyor, yani şu an bulunduğumuz yıl içinde” diyerek belirtmektedir. Dostoyevski baş kahramanı olan Raskolnikov’la yoksulluğun ve acı çekmenin her toplum için kaçınılmaz olduğunu ve bunların insanların değişmez yargısı olduğunu ileri süren dönemin düşünürlerine, bunların ileri sürdükleri kimdi dinsel düşüncelere şiddetle karşı çıkmıştır. Suç ve Ceza bir suçun, cinayetin psikolojik öyküsüyle, onun ahlaki sonuçlarını anlatan bir kitaptır. Dostoyevskiye göre; Para kendine sahip olana mümkün olan her türlü rahatlığı sağlar ve niceliksel değerlere göre hareket eden bir toplumda kişiye oldukça büyük bir itibar kazandırır. Bu romanda paranın mutsuzluk getirdiği anlayışı üzerinde durmuştur. St. Petersburg’ da yaşayan Raskolnikov bir çeşit yaşam mücadelesi verir. Fakirdir ve kaldığı yerin parasını ödemek için değerli eşyalarını rehine olarak tefeci bir kadına verir. Ona göre dünya adaletsiz bir yerdir ve o bu adaleti sağlamaya bir yerden başlamalıdır. Tefeciyi öldürmesiyle başlayan bu hikaye cinayeti işledikten sonra girdiği ruh hali ve gerek vicdan azabı gerek iç hesaplaşmalarla devam eder. O içine düştüğü bu ruh haliyle masumiyetini yitirir. Ve Sonya’ya suçunu itiraf eder ve daha sonra teslim olur. Hem psikolojik, hem felsefi , hem polisiye, hem de edebi bir roman aslında. Daha fazla spoiler verip heyecanı kaçırmak istemiyorum.
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,6bin okunma
Keçileri kaçırmak üzere olan herkesin başucu kitabı olacak
5/10
·148 syf.··
2020 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2020 16:08
Sizi mutluluk denizinde yüzdürecek eğlenceli şeyler aslında kitap mitap değil bir deneyim bir gülücük kendine tuttuğun bir ayna , bir hediye, bir defter, bir albüm... Son kullanma tarihi hiç geçmeyecek bir ‘kendini iyi hissetme rehberi’ ... “Keçileri kaçırmak üzere olan herkesin başucu kitabı olacak” keçilerini bulamayan okur Mutlu olduğunda da açıp baksan üzgün olduğunda da açıp baksan kendine ilaç gibi gelecek şeyler bulacaksın Sizi Mutluluk Denizinde Yüzdürecek Eğlenceli Şeyler
1000Kitap
Sizi Mutluluk Denizinde Yüzdürecek Eğlenceli ŞeylerMr. Wonderful · Pegasus Yayınları · 2015350 okunma
Dil canavardır, serbest kalırsa sahibini yer.
9/10
·248 syf.··
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2020 20:04
“Üslubun kimliğindir” diyordu Cemil Meriç bir makalesinde... Kimliğin , kim olduğun, neye hizmet ettiğin, neyi aradığın ve neye talip olduğun meselesi. “Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun” (s.a.v) Bu kadar önemliyken susmak önemli o kadar konuşmak. Peki dilin afetleri nelerdir? Her şeyden evvel, zikirle ve ilimle sarfedilmesi gereken zamanı ziyan eden her söz , bizi helak olmaya sürükleyen kırık dökük bir tekne, üstelik durmadan gıybetle, riya ile, yalan ile bu tekne yara alıp derinlere gömülmekte. YALAN biz doğruluğun neresindeyiz? RİYA durmadan yücelttiğimiz yüksek hasletlerimiz ... GIYBET hazmedilemeyenlerin boşaltıldığı zihin çöplüğü... KÜFÜR “küfredene dahi beddua etmeyin , lanetlemeyin, çünkü o geleceğin iman edenlerinden biri olur da siz küfre dolarsınız” Susmak belki de konuşmanın şehzadesidir. Zira susmak, eksilmeden yürümektir Mevla’ya. Dilin Afetleri İmam Gazali
1000Kitap
Dilin Afetleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 201617,1bin okunma
AH SOFİE, KİMİZ BİZ?
6/10
·591 syf.··
2020 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 00:30
“Ama bütün insanların ihtiyacı olan bir şey daha vardır: Kim olduğumuzu ve neden yaşadığımızı bilmek” Felsefe öğretmeninin Sofie’nin posta kutusuna ‘Kimsin Sen?’ Notu bırakmasının ardından Sofie nin öğretmeni sayesinde gerçeği öğrenme ve kendini arama yolcuğunu yaşadık hepimiz. “Felsefe hayatın ta kendisidir” Okurken sürekli kendimizi sorgulatan düşündüren ve hayatta olan şeylere artık şaşırma duygumuzun ne kadar körleştiğini ve aslında hepimizin birer tavşanın tüylerinin ta diplerine yerleşip orda rahat ettiğimizi yüzümüze çarptı. “Üç bin yılın hesabını göremeyen, karanlıkta yolunu bulamaz, günü gününe yaşar ancak.” Tam da bu aslında. Hangimiz neyi ne kadar merak ediyoruz. Ve bu merak için çabalıyoruz. Biz günü gününe yaşıyoruz. Kim olduğumuzu merak etmiyoruz. Sofie’nin Dünyasıyla biraz gözümüzün önündeki perde aralanıyor. Kitap tam olarak; Felsefenin doğuşundan başlayıp doğa filozoflarını, helenizm, orta çağ rönesansı, barok, aydınlanma çağı ve romantizm gibi önemli dönemleri bölümlere ayırarak günümüze, çağımıza kadar getiriyor. Sofie’nin dünyasıyla felsefe tarihini sevdiriyor. Sahi biz kimiz? Kimsin sen? ++Kitap bittiğinde her yerden sizi gören ve yönlendiren notlar, postalar bekliyorsunuz. Bir yerlerden bi felsefe öğretmeni çıkacakmış gibi hissediyorsunuz :) Jostein Gaarder Sofie'nin Dünyası
1000Kitap
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma