Ebul Abbas Mursi (ks) derdi ki:
"Şişman gördüğün müride itiraz etme. Çünkü muhabbet kalbe girince kul şişmanlar."
Şibli (Rahimehullah) çok şişmandı. Ona şişmanlığı sorulunca şöyle derdi:
"Her ne zaman kimin kulu olduğumu hatırlasam şişmanlıyorum."
Hikâye:
Bir seferinde müridin biri şişman bir şeyhin meclisine gitti. Baktı ki şeyh müritlere dünyadan zahid olmayı anlatıyor.
Mürit içinden;
"Kendisi ayı gibi yağlı olduğu halde bu şeyh insanlara nasıl zühdden bahsediyor!" diye geçirdi.
Şeyh onun aklından geçene vakıf oldu ve şöyle dedi:
"Allah'ın yüceliğine yemin ederim ki; beni yemek şişmanlatmadı. Beni ancak Allah Teala'nın muhabbeti şişmanlattı."
Bir insan kaybolduğunda nedense ilk yaşadığı yerleri kişileri hatırlamaya başlar kısaca köklerine dönmeye başlar. Bu asırda müslümanlar olarak da bir arayış içindeyiz. Çünkü olmamız gereken yerde değiliz coğrafya olarak kimlik olarak ezilmeye çalışılıyoruz. Daha iyi bir duruma ulaşmak için tarihimizle dahada alakalı olmalıyız. bunu da İslam alimlerinin eserlerini okuyup araştırmakla başlanılabilir.
Islâm Peygamberi tarafından gösterilmiş mûcizeler hakkında, bunların ilmi imkânları, felsefî esasları hususunda daha fazla malûmat isteyen kimseler için Urdu lisânında Şibli ve Süleyman Nedvî tarafından kaleme alınan «Siret’ün-Nebî» adlı eseri tavsiye edebilirim. Bu eser, baştan başa bu mûcizeler bahsine hasrü tahsis edilmiş bulunmaktadır. Benim, bütün gayretim burada, Hz. Peygamberin ulvî hayatının amelî ve İnsanî görünüşünü aydınlatmaya hizmet eden mâlûmatı toplamalı, bir araya getirmektir: Ona salât ve selâmlar olsun.
(Not:Bediüzzaman'ın 19. Mektup adlı eseri, mucizelerin ispatını ve hakikatini gösteren önemli bir kaynaktır; okumanız tavsiye edilir.)