spoi vardır
6/10
·314 syf.··
2026 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:56
Rapunzel uyarlaması ve ben bunu Rapunzel’den daha çok beğendim. Küçükken Rapunzel’i izlediğimde kıza çok kızardım. “Sen bir kraliyet üyesinin tek prensesiymissin, nasıl serseri, ne olduğu belli olmayan Flynn ile olursun?” diye düşünürdüm. Burada Allah’tan kraliyet olayı yoktu. Çünkü benim bu düşüncem apayrı bir şerefsizlik. Aslında 8 puan verecektim, aklımdaki puan oydu. Bazı yerlerde sıkıp uzatılsa da sonuçta bir uyarlama kitabı olduğu için çok sorgulamadım. Bizim oğlanın dinlemeden etmeden gitmesine de çok kızamadım Ren’e. Çünkü hepsi izlediğim şeyle aynıydı; tek fark modern bir dünyada geçmesi ve ufak değişikliklerdi. 2 puan kırıp 6 puan vermemin nedenlerinden biri, açıkçası Gloria ile Ren arasında bir yüzleşme beklememdi. Bir de Gloria’nın dilinden dinleseydik olayın iç yüzü bize daha etkili yansırdı. Ortada kulağa şaka gibi gelen ama aslında aşırı iğrenç ve korkunç bir olay var. Böyle bir şey yaşadığımı düşünmek bile beni dehşete düşürüyor. Anne babasının üvey olmasını geçtim, isimlerinin bile farklı olması ve Ren’in bunu bir anda, çok kötü bir şekilde öğrenmesi… Sonrasında gelişen olaylar aşırı korkunç. Kızın hayatı zaten her şeyden uzak geçmiş; dünyaya karşı sıfır bilgi birikimi var. Annesi ve babası olarak bildiği insanlardan başka kimseyi tanımıyor. Tanıdığı çok az insan da ailesiyle birlikte merkeze gittiğinde uğradıkları dükkân sahipleri. Hayatında hiç telefon görmediği, herhangi bir teknolojik aletle temas etmediği için Ren’in dünyası minnacık. Ama o küçük dünyasından inanılmaz keyif alıyor. Ve bence çoğumuz o dünyada yaşayamazdık. Teknoloji bağımlısıyız; ne kadar inkâr etsek de artık yapay zekâsız bile yapamamaya başladık. Her şeyin elimizin altında olmasından aşırı zevk alıyoruz. Bu yüzden Ren’in o küçük dünyası aslında inanılmaz bir şey. Gloria ve
1000Kitap
Seninle Karmakarışık - Bir Kaderinde Varsa RomanıChristina Lauren · Beta Byou · 2024174 okunma
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:33
18. yüzyıl sonları Boston kırsalında geçiyordu öykümüz. Erkek hegomonyası altındaki toplumda, yasalar önünde bile, kadın hakları düşüncesinin kabul edilmediği yıllardı. Şöyle ki, bir kadın, yaşı, işi statüsü (Yok ama, neyse) ne olursa olsun, yanında kocası, babası ya da erkek kardeşi olmadan, dava konusu olayın kilit şahidi de olsa, mahkemede tanıklık edemiyordu. Tanıklık etse de, çoğu durumda erkek yargıçlar tarafından takdir hakkı hemcinslerinin lehine kullanıldığı için, kadınların olmayan hakları da yeniyordu, okuduğumuz öyküden anladığımız üzere. Hallowell kasabası halkı, kasabadan geçen Kennebec Nehri’nin sularını baharın ortasına kadar donduran, oldukça sert kış şartlarına uyum saglamışlardı. Ellili yaşlarının ortalarındaki Martha Ballard ve kocası Ephraim Ballard, çocukları ile birlikte, kasabanın değirmeninde yaşıyorlardı. Ephraim, değirmen işleri ve toprak ölçümleriyle ilgilenirken, Martha ise yaklaşık otuz yıldır kasabanın ebesi ve bir çeşit adli tıp uzmanı olarak görev yapıyordu. Bu nedenle de kasabanın önemli kadınlarından birisiydi kendisi. Kışın sertliğini hissettirmeye başladığı günlerin birinde, yeni yeni donmaya başlayan nehirde bulunan bir cesetle başladı olaylarımız. Bu doğal bir ölüm değildi elbet. Kasabada bir süre önce işlendiği dilden dile dolaşan bir suçun faillerinden birine aitti bu ceset. Ve böylece başlayan olaylar silsilesi ile, Martha Ballard’ın öyküsü ön planda olmak üzere, kasaba halkının sosyal yaşamı, kadın – erkek ilişkileri, aşk, evlilik ve aile hayatları anlatılıyordu kitapta. Kadınların ikinci sınıf muamele gördükleri bir toplumda, kocası tarafından okuma yazma öğretilen, sevilip kollanan ve o devirdeki anlayışın tersine kadının eşiyle her konuda denk kabul edildiği, dürüstlük ve aşk temelinde acı tatlı geçen otuz yıllık bir
Donmuş NehirAriel Lawhon · Kairos Kitap · 202621 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·144 syf.··
2026 49. kitabı
Takıntılı ve sarsıcı bir ilişki içinde istismar ve şiddet olan tek taraflı bir aşk;asla çok ünlü olamamış bir karakterin ona aşık olan kadının gözünde devleşmesi ve benzersiz olması.
Beni YazmaVeronica Raimo · Medusa Yayınları · 202651 okunma
Puan vermedi
Bazen bir roman tek bir kişinin hikayesini anlatmaz... Birbirine görünmez bağlarla bağlı insanların hayatına dokunur. Geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiğini,verilen her kararın yıllar sonra bile nasıl iz bıraktığını ve hayatın bazen insanı hiç beklemediği sınavlarla karşı karşıya bıraktığını anlatır. Dantel-Müge Acar Nazlı'nın yaşadığı büyük kayıpla başlayan hikaye zamanla Lale, Eylem, Su ve daha birçok karakterin hayatına uzanıyor.Her biri farklı acılarla,farklı seçimlerle ve farklı mücadelelerle yüzleşirken aslında tek bir hayatı değil birbirine ilmek ilmek bağlanan birçok yaşamı okuyoruz. Kitap boyunca aile ilişkileri, dostluk ilk aşk,kayıplar, toplumsal baskılar ve kadına yönelik şiddet gibi birçok konu işlenirken karakterlerin yaşadığı duygular ön planda tutulmuş.Her bölümde farklı bir karakterin dünyasına konuk olmak olaylara tek bir açıdan değil birçok farklı pencereden bakabilmeyi sağlıyor... Hazırsanız... Her ilmeği başka bir hayatı başka bir acıyı ve başka bir umudu anlatan bu hikayeye siz de eşlik edebilirsiniz... Çünkü bazen insanlar birbirlerinin hayatına bir anda girmez...Tıpkı bir dantel gibi fark etmeden ilmek ilmek birbirlerine bağlanırlar...
DantelMüge Acar · Eva Yayınevi · 20262 okunma
8/10
·464 syf.·
2026 111. kitabı
Kitabın ilk yarısını hatta daha doğrusu yüzde otuzluk kısmını okurken böyle çok sevemeyeceğim bir kitap olarak düşünmüştüm ama kitabı okudukça diğer karakterler daha çok dahil olmaya başladıkça aslında kurgu daha da güzel oluyor. Rina tabii ki yine şovunu yapmış ters köşeler yaşattıkları şeyler olaylar gerçekten çok güzeldi bir noktada Violet‘in başına gelen şeylere az çok tahmin etmeye çalıştım hatta tahminim yüzde yetmişlik kısmı da doğru çıktı ama hangi aile olduğunu düşünememiştim ben ben açıkçası Ozborn ailesiyle bir bağ olur diye düşünüyordum, ama tabii ki Ryancığım bize daha fena ters köseler yapmış. Jude, yani tam bir kaotik karakter şiddet dolu düşüncelere de intikamla dolu ama Violet’e karşı koya mayışı gerçekten güzeldi. Violet o kadar içine kapanık ve yaşadığı travmalardan dolayı o kadar depresif bir karakter ki aslında benim çok sevdiğim karakter değil kitaplarda açıkçası o yüzden ilk başlarda ona ısınmam çok zor oldu ama o ilk kitapta da gördüğümüz koma halinden sonraki süreçte kafa yapısının değişmesi düşünceleri davranışları gerçekten çok daha güzel oldu ve oradan itibaren karakteri daha çok sevdim ve sanırım bu yüzden kitabı da daha çok sevdim. Sonlara doğru bize yaşattığı şey inanılmaz kalp kırıcı şok edicidi yani gerçekten oraya okuduğunda ne düşünmem gerektiğini bilemedim üçüncü kitabın akibeti ne olacak gerçekten şüpheye düştüm bir an. Marcus ve Preston gerçek bir nefretten aşka hikayesi olacak bence o yüzden bir an önce çıksın ve okuyalım.
Edebiyat
Sweet VenomRina Kent · Bloom Books · 202531 okunma
Gerçek olması daha da acı
8/10
·109 syf.··
2026 37. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:29
Son zamanlarda bu tarz toplumsal eleştri-psikoloji kitaplarını okumak zaten beni etkiliyor bir öğretmen olarak. Fakat bu kitabı etkileyici yapan şey aslında tam olarak konusu değild bence. Kitabın insanlar üstünde bu kadar etkileyici olmasının en büyük sebebi olayları bizzat yaşamış kişilerin düşüncelerini aktarması. Diana’nin teyzesi, anneannesi, öğretmenleri, ifadesini alan jandarma, sosyal hizmetler uzmanı, abisi… Evde bulunan dört çocuktan sadece birinin yani Diana’nın hem fiziksel hem de psikolojik şiddete uğramasına karşı ailenin profesyonel sessizliği, soğukkanlı duruşunun yanında vücudunda bulunan bütün şiddet izlerini öğretmenlerin sosyal hizmet uzmanlarının görmesine rağmen Diana’nın korkusu ve her bir yarası için uydurulmuş planlar ve Diana’nın hep sakarım ifadesi, sessiz çığlıkları her yeni okulda aslında aşırı fiziksel sevgi gösterileri aşırı tepkileriyle dikkat çekerek yardım istemesi yine de bütün çabalarına rağmen başarılı olamaması. Kitabı etkileyici kılan da tam olarak bunların gerçekten bir çocuğun hikayesi olması.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma