siddhanta

Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 10:14
Şermin Yaşar'ı ilk storytel uygulamasındaki çocuk kitaplarıyla tanıdım. Özellikle Abartma Tozu kitabı oldukça gerçekdışı ve olağanüstüydü. Bu beni büyükler için yazılmış kitaplarına yönlendirdi ve Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu kitabını okumaya başladım. Öncelikle benim gibi kısa, yer yer trajikomik hikayeler okumayı seviyorsanız, tavsiye ederim. Remzi hikayesi beni gerçekten etkiledi. Hikayenin başından itibaren yazar oldukça kötü hissettiriyor ve en sonu bu kötü hissettirmeye uygun bitiyor. Böyle kısa hikayelerde nedenini bilmediğim şekilde kuş objeli hikayeler ayrı dikkatimi çekiyor. Mesela hikayenin hissettirdikleri çok farklı olmasına rağmen olayın kuş etrafında dönmesi bana "İnsanlar, hayvanlar ve yırtıcı hayvanlar" kitabındaki bir hikayeyi anımsattı. Abajur hikayesi de beni diğer etkileyen hikayelerden biri oldu. Bir eşya etrafında zamanın nasıl geçtiğini ve hayatın nasıl değiştiğini gördüm. Bir yerde şuna benzer bir yazı okumuştum: "İyi bir okuyucu bilir ki kitaplar yazarın kendi hayatlarını anlattıkları yazılardır." Özellikle son hikayelerde hayatında yaşadıklarını paylaşmış olduğunu düşünüyorum. Bu yazar artık benim çok sevdiğim bir yazar ve bütün kitaplarını alıp arada okuyacağım.
Edebiyat
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bana çok yakın ama bir o kadar da uzak bir insan var. Mükemmel işler başaran ama arka planda çok acı çeken bir insan. Ben de dahil çevresindeki herkesin onu ulaşılamaz bulduğumuzu sanan ama bir şeyleri örtmek için bu şekilde davrandığını bildiğim bir insan.
Belki de bu sebepten, Kâmil Bey tanıştığı gazetecilerde, genellikle yazarlarda Avrupa'daki örneklerine benzemeyen gariplikler gördü. Bunlar babayani kılıklarına, boş keselerine hiç yaraşmayacak derecede kibirli, insana kederden mahvedecek kadar kişiliklerine bağlanmış, güzel konuşur, zeki adamcağızlardı. Olaylar karşısında öyle yüksekten atmaları, eleştirilerinde öyle kıyıcılıkları vardı ki, Kâmil Bey kendisini apansız bir ihtilal sonucu iktidarı kaybederek memleketten kaçmak zorunda kalmış yenik politikacıların karşısında sanıyordu. Kendi eserlerinden başka hiçbir şey, güzel, doğru, iyi değildi. Oysa zaman zaman kendi eserlerine, hatta kendi kendilerine düşman olduklarını saklamıyorlardı. Fırsat verilse, memleketi, hatta bütün dünyayı birkaç günde düzeltecek fikirler ileri sürdükleri halde, kravatlarını düzeltmekten güçsüzdüler. İlk tanışmada ilk işleri kirpi gibi dikenlerini uzatmak, atıp tutmak, kişiliklerini olduğundan çok daha değerli göstermeye çabalamaktı.
Sayfa 170 - ithaki·Kitabı okudu
Edebiyat
Aslında hiç kimse hiçbir şeyden emin değil. Sadece yetişkinlerin bir şeylerden emin görünmesi çocukları rahatlatıyor. Sonra o çocuklar büyüyor ve aynı taklidi onlar da yapıyor. Bu döngü böyle sürüp gidiyor.
İnsanı mantıklı bir hayvan olarak tanımlayan kimdi merak ediyorum. Gelmiş geçmiş en yersiz tanım bu. İnsan pek çok şey olabilir ama mantıklı değildir.
Edebiyat