Şeker Portakalı, Zeze isimli beş yaşındaki yaramaz fakat bir o kadar da zeki bir çocuğun hikayesini ele alıyor. Yüreğinin derinliklerine iniyor, oradaki duygularla karşılaşıyoruz. Beş yaşında olsa dahi çoğu kişiden daha çok acı çekmiş olduğunu düşünüyorum Zeze'nin. Portuga ile olan sohbetlerine yüreğimi bırakmış, ailesindeki bazı üyelere nefret beslemiştim.
Zeze'nin sadece kitapta yaşayan bir karakter olmadığını düşünüyorum. Zeze mahallede koşan çocuklardan biri, oyuncak reyonlarının önünde hayal kuran çocuklardan biri, evde sessizce ağlayan çocuklardan biri, yaramazlıkları karşısında aldığı cezalardan anlamayan çocuklardan biri, ailesinden dayak yiyen çocuklardan biri, bir fidanla, hatta belki bir şeker portakalı fidanıyla konuşan çocuklardan biri... Zeze aslında hayatımızın her bir köşesinde. Lütfen yaşları küçük bu çocukların yüreklerine verin kulaklarınızı, yaşları aksine kocaman yüreklerine...
Kitabı yaş farkı olmaksızın herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Keyifli okumalar...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Birçok yerde, birçok öneri alarak okuduğum ve akıcı oluşu sayesinde ne zaman bittiğini bile anlamadığım kitap.
Kurgu, yıllarca uyuşturucu taciri tarafından alıkoyulan Sarai isimli karakterimizin ağzından yazılmış. Bu karakterimiz Victor adında Amerikalı bir tetikçi ile kaçıyor ve olaylar onların etrafında gelişmeye başlıyor. Dil oldukça yalın, hatta basit diyebileceğim kadar sade. Fakat okurken dilin bu kadar sade olması kurguyu akıcı hale getiriyor. Çünkü olaylar öyle hızlı gelişiyor ki bir anda kendinizi başka bir sahneye atlarken buluyorsunuz, böyle bir durumda dilin de yoğun olması kafa karıştırıcı olabilirdi.
Okurken çok keyif aldım. Üzerine düşünmek istemediğim, o sırada akıp gidecek bir dünya arıyordum ve bana oldukça güzel geldi. Fakat daha edebi bir kitap ve dil arayışında olanlara tavsiye etmem.