Onun güldüğünü de gören olmamıştı; bu konuda da hayvanlara benzerdi, çünkü konuşma yeteneğini kaybetmekten daha korkunç bir şey vardı belki, duygunun mutlu ve özgür bir biçimde dışa vurumu olan gülmek, Tanrı’nın bilinçsiz canlılarından esirgenmişti.
“Bunu yapmak zorundaydın George.”
Yapmak zorunda olduğumuz şeyler inancına katılmıyorum. Yapıyoruz çünkü yapmadığımız da karşımıza çıkacak sorunlardan kaçmak için yapıyoruz.
Ufacık dünya da kendi kafamızın içiyle sınırlandırılıp, bir de hayatın saçma telaşı için de istemediğimiz şeyleri yapmak ‘zorunluluğu’ benim kafamı yoruyor. Bu kitapta da beni yoran ve bir bakıma üzen şey başta söylediğim o alıntıydı işte. “Her şeyin bir çözümü vardır.” Sözü ile yapmak “zorunluluğu” iki ayrı kutuplarda ki düşünceler gibi değil midir? Belki de bütün bunlardan çıkarabileceğimiz şeylerden biri de “mutluluk için bencil olmaktır.” olabilir.