10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 131. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:31
Selam kitap dostlarım bugün bir şiir kitabı ile geldim. Bu kitapta kökleri geleneksel tasavvuf düşüncesine dayanan ancak yüzü tamamen bugünün modern dünyasına, insanına ve çıkmazlarına dönük güçlü
Kırk Şiir Bir ŞairEmre Zeybek · Tebeşir Yayınları · 20258 okunma
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2026 128. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:29
Selam kitap dostlarımm Bugün beni duyguların derinliklerinde uzun bir yolculuğa çıkaran çok güzel bir şiir kitabıyla geldim. N. Ozan Oğuz’un kaleminden çıkan bu eser, sadece şiirlerden oluşmuyor; aynı zamanda insanın iç dünyasına açılan sisli bir kapı gibi hissettiriyor. Kitabı okurken kimi zaman denizin ortasında yalnız kalmış gibi, kimi zaman gökyüzüne bakıp geçmişi düşleyen biri gibi hissettim. Şair; mutluluğu, özlemi, yalnızlığı, geçmişe duyulan hasreti, varoluş sancısını ve insanın kendi benliğini arayışını doğa imgeleriyle çok etkileyici şekilde harmanlamış. Şiirlerde sürekli bir “arayış” hissi var. Sanki insan bir yere ait olmaya, kaybettiği bir şeyi bulmaya çalışıyor… En çok etkilendiğim şiir ise kesinlikle “Lilit” oldu. O şiirdeki asi ruh, özgürlük isteği ve kırılmış ama hâlâ güçlü kalmaya çalışan kadın imgesi gerçekten çok etkileyiciydi. Şairin kullandığı betimlemeler o kadar güçlüydü ki okurken şiirin içinde kayboluyorsunuz. Özellikle sis, soğuk rüzgar, zincirler ve karanlık atmosfer şiire büyüleyici bir hava katmış. Ben okurken hem hüzün hem de güçlü bir özgürlük hissi aldım. Genel olarak kitapta doğa sadece bir dekor değil; duyguların dili olmuş adeta. Denizler, yıldızlar, bulutlar, dalgalar ve rüzgarlar karakterlerin hislerini anlatıyor gibi. Şiirler sakin ama derin bir melankoli taşıyor. Okudukça insan kendi geçmişine, özlediklerine ve içindeki boşluklara dönüp bakıyor. Şairin kalemini gerçekten çok sevdim. Umarım yeni şiirlerini ve diğer kitabı olan “Ufukasal”ı da okuma fırsatım olur. Şiir severlerin şans vermesi gereken, duygu yoğunluğu yüksek bir eserdi benim için.
Yeşil Dalgalardan DüşlerN. Ozan Oğuz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20254 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 251. kitabı
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin ve mistik tefekkür dünyasının en sarsıcı, en ödün vermez ve dahi kalemlerinden Necip Fazıl Kısakürek’in tüm şiir mirasını tek bir potada erittiği anıtsal eseri "Çile", insanın varoluşsal sancılarını, ilahi aşk arayışını ve metafizik ürpertilerini deşen görkemli bir şiir başyapıttır. Eser; şairin gençlik yıllarındaki o bohem, karanlık ve entelektüel buhran dönemlerinden, hayatını kökten değiştiren mistik uyanışına kadar uzanan o soluk soluğa içsel inkılabını odağına alır. Necip Fazıl; "Kaldırımlar" şairinin o fırtınalı yalnızlığının paralelinde, ölüm, zaman, mekân, madde ve ruh gibi en çetin felsefi ve tasavvufi kavramları dâhice kurguya ve mısralara entegre eder. Şair; "çile" kavramını sadece bir ıstırap değil, insan ruhunun hamlıktan kurtulup olgunlaşmasını sağlayan kutsal bir fırın olarak cerrah titizliğiyle deşer. Kısakürek’in o Türkçeyi adeta bir mermer gibi yontan, akustik gücü fevkalade yüksek, her kelimesinde bir iman ve estetik kavgası barındıran görkemli dili; bu şiir külliyatını basit birer manzume olmaktan çıkarıp, insanlığın mutlak hakikatle, kendi nefsiyle ve ötelerle olan ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,1bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 239. kitabı
Türk edebiyatının ve modern şiirimizin en özgün, en felsefi ve kelime oyunlarıyla örülü deha kalemi Özdemir Asaf’ın 1967 yılında yayımlanan anıtsal eseri "Dokuza Kadar On", insanın iç dünyasını, aşkı, ayrılığı ve toplumsal ilişkileri ironik ve minimalist bir dille deşen sarsıcı bir şiir başyapıttır. Eser; şairin hayatı, zamanı ve insan ilişkilerini sadece birkaç mısraya devasa anlamlar sığdırarak sorguladığı o soluk soluğa dizeleri odağına alır. Özdemir Asaf; bu lirik ve felsefi aforizmaların paralelinde, modern insanın yalnızlığını, iletişim kopukluklarını ve sevgiye olan yabancılaşmasını kurguya dâhice entegre eder. Şair; "sen" ve "ben" ikilemi üzerinden insan psikolojisini cerrah titizliğiyle deşerken, dilin sınırlarını zorlayan soyutlamaları muazzam bir estetikle işler. Asaf’ın o yalın, fazlalıklardan arınmış, her dizesi adeta birer matematiksel formül gibi kusursuz olan ve insan ruhunun en saklı çelişkilerini fısıldayan görkemli dili; bu şiir kitabını basit birer aşk manzumesi olmaktan çıkarıp, insanlığın varoluşla, dille ve kendi kendisiyle olan ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
Dokuza Kadar OnÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202326bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2026 235. kitabı
Modern Türk şiirinin en sarsıcı, en naif ve derinlikli kadın seslerinden biri olan Didem Madak’ın 2002 yılında yayımlanan anıtsal eseri "Ah'lar Ağacı", ev içlerinin gizli kalmış kederini, kadınlık deneyimlerini, anasızlığı ve kırgınlıkları ironik bir hüzünle sunan muazzam bir edebi başyapıttır. Eser; mutfak tezgahları ile kalbin kuytuları arasında sıkışıp kalmış sıradan hayatları, geçmişe duyulan özlemi ve kırık dökük anıları odağına alır. Didem Madak; bu soluk soluğa okunan hüzünlü dizelerin paralelinde, hayatın tüm o sert ve köşeli gerçeklerine karşı şiiri, masalları, rengarenk boncukları ve çocuksu bir hayal gücünü kurguya dâhice entegre eder. Şair; hayal kırıklıklarını ve mutlak yalnızlığı, anne özlemi ve dertleşilen "Ah'lar Ağacı" imgesiyle cerrah titizliğiyle harmanlar. Yazarın o hem ağlayan hem de kendi acısıyla alay edebilen, gündelik dilin sadeliğinden beslenen ama devasa bir felsefi derinlik barındıran görkemli dili; bu şiir kitabını basit birer manzume olmaktan çıkarıp, erken yaşta kaybedilen bir dehanın ruhunun çığlığını ölümsüzleştiren çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,2bin okunma
Puan vermedi·161 syf.··
2026 225. kitabı
Türk edebiyatının toplumcu-gerçekçi efsanesi, öykücü ve romancı kimliğinin yanı sıra ruhumuzun en derin tellerini titreten usta şair Sabahattin Ali’nin tüm şiirsel mirasını barındıran "Bütün Şiirleri", hasretin, yalnızlığın, hürriyet aşkının ve trajik bir yazgının melankolik ezgilerle örüldüğü anıtsal bir edebi başyapıttır. Eser; yazarın erken yaşlarda kaleme aldığı hece ölçülü lirik şiirlerden, Sinop Cezaevi’nin o rutubetli, loş duvarları arasında filizlenen ve her biri günümüzde ölümsüz birer şarkıya dönüşen ("Aldırma Gönül", "Leylim Ley", "Geçmiyor Günler") hapishane şarkılarına kadar geniş bir duygu coğrafyasını odağına alır. Sabahattin Ali; bu hüzünlü dizelerin paralelinde, dönemin siyasi baskılarını, maruz kaldığı haksızlıkları ve insanın doğayla olan o sarsılmaz, vahşi bağını kurguya dâhice entegre eder. Şair; toplumsal adaletsizlikleri ve bireyin içsel yalnızlığını, başı dumanlı ulu dağlar, hırçın denizler ve ulaşılamayan sevgililer imgesiyle cerrah titizliğiyle harmanlar. Yazarın o duru, samimi, halk şiirinin ezgisel gücünden beslenen ama modern bir felsefi derinlik barındıran görkemli dili; bu toplu şiirleri basit birer manzume olmaktan çıkarıp, ömrü sürgünlerle ve acılarla geçmiş bir dehanın ruhunun çığlığını haykıran çok katmanlı bir edebi anıta dönüştürür.
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,4bin okunma