Materyalist şairlerin başarısızlığı, materyalist diyalektik gibi hayatı tek bir çizgiye indirgeyen yöntemi şiirlerine uygulamaya kalkışmış olmalarındandır.
Bunlar karar vermiyor, verilmiş bir karara kendilerini uyduruyorlar.
Yani etkin değil, edilgindirler; oysa şiir etkinliktir.
Onlara göre maddeyle insan arasında bir derece farkı vardır, mahiyet farkı yoktur.
Bu yüzden kendilerini robot gibi hissediyorlar. Robot soğuk, içindeki programa göre hareket eden, bir robottan bekleneceği şekilde kendi iradesi olmayan dijital bir metal yığınıdır.
Kısaca yapay bir zekâdır. Yapay zekâ her şeyden önce özgür değildir. İnsanileşmesi imkânsızdır.
Oysa hakir, bayağı, yüce, sayısız keder ve sevinçlerin, başarı ve başarısızlıkların, ümitlerin, dayanakların, aracıların, akrabalıkların, yakınlıkların, vesveselerin, korkuların, tehlikelerin, yararların, çağrıların, cazibelerin tümü insan varlığını kuşatmıştır.
İnsan kendisini tüm bu duygulardan soyutlayarak nasıl şiir yazabilir?
Aralarında güzel şiirler yazanlar var, diyalektiğin cenderesinden kendilerini kurtardıkları zaman.