Zaten seni olsa olsa sezerim ben, istesem de bilemem. Sen de abartılacak kadar sıradan bir hayat yaşayan bu adamı bilme bence. Çünkü her zaman için sezmek, bilmekten daha iyidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"O zaman kendini yargılarsın." dedi kral. "En zor olan da budur. Kendini yargılamak bir başkasını yargılamaktan çok daha zordur. Kendini yargılamayı başarırsan gerçek bilgesin demektir."
"Ben kendimi her yerde yargılayabilirim." dedi Küçük Prens. "Bunun için burada oturmama gerek yok."
"Hayat, mutlulukla üzüntünün birbirine ayrılmaz bir şekilde geçmiş olduğu bilmecelerle dolu bir hediyedir. Biri olmadan ötekini yaşamaya çalışan, başarısız olmaya mahkumdur."
"Onlar varken kendisini her zamankinden de yalnız hissediyordu. Sesleri duyup nefeslerini hissediyordu ama onları göremiyordu. Yanında, elini uzatsa dokunabileceği kadar yakınında duruyorlardı ama sanki kilometrelerce uzaklarda, ulaşamayacağı yerdeydiler."
Tam gidecekken Tin Win "Tırtıllar gerçekten kelebeğe mi dönüşüyor?" diye sormuştu.
"Evet."
"Peki, biz neye dönüşüyoruz?"
"Bilmem ki."
İkisi de konuşmadı.
Çocuk "Hiç ağlayan hayvan gördün mü?" diye sordu.
Su Kyi "Hayır." dedi.
"Ben gördüm. Gözleri yaşarmadan ağlıyorlar."
"O zaman ağladıklarını nereden biliyorsun?"
"Görünüşlerinden belli oluyor. Dikkatli bakarsan anlarsın."
Ayağa kalkıp elindeki tırtılı Su Kyi'ye gösterdi. "Bu ağlıyor mu?" diye sordu.
Su Kyi hayvanı bir süre inceledi. Sonunda "Ağlamıyor." diye açıkladı kararını.
"Doğru." dedi Tin Win. "Ama kafadan attın."
"Nereden anladın?"
Tin Win yeniden gülümsedi, hiçbir şey demedi. Sanki cevap apaçık ortadaydı.