• Kalem bitince şairlik nereye gider ?
    muhteşem kuşlar, muhteşem kanatlarla uçar
    bin semayı da alsam ayaklarımın altına
    yine de tırtılım,
    en fazla pırtıl
    hep verip alamadığım o meşhur
    sübliminal mesajlar
    kaygımı da aldım güdüyorum.
    Hadi bana bir akıl verin de yapmayayım
    dizerken şiirim yarım kalsın, çaydanlığım yansın
    Yemeğin dibi aklımın dibi
    Bana bir sır verin de tutmayayım.
    Açık konuşuyorum ( parantez aralarım bundan boş )
    Bir cümle yazayım hiç biriniz anlamayın
    Anlamayın havalı oluyor
    furuğ’dan farkım, saçlarımda gezen alnım
    Ama ben şiirleri, müsveddeler boşa gitmesin
    Dilim intihar etmesin diye,
    -hem niye- yazıyorum
    Ben bazen kitaplarımı balkondan
    Kıyafetlerimi çatıdan, kendimi dünyadan
    Aşağı fırlatmak
    istiyorum
    Bir yuvarlansam diyorum yalnışlıkla ya da yalnızlıkla
    Bir masalın tam ortasına, can simidi gibi
    Ve Allah'ım neden?
    On parmağım var da bir tanesinde bile
    hadi bana bir sevap: onu da yok etmek için
    yapamadığım ne varsa elime yüzüme,
    beni ulaşamayacağım yerlere, kendimin uzağına sakla
    sırtımdan uzay yüklü bulutlar geçsin
    kalemim tükenmesin
    bir şiir böyle bitmez ki
    Hani kivi…
    Esma Koç
  • Kalem bitince şairlik nereye gider ?

    Muhteşem kuşlar, muhteşem kanatlarla uçar
    bin semayı da alsam ayaklarımın altına
    yine de tırtılım,
    en fazla pırtıl
    hep verip alamadığım o meşhur
    sübliminal mesajlar
    kaygımı da aldım güdüyorum.
    Hadi bana bir akıl verin de yapmayayım
    dizerken şiirim yarım kalsın, çaydanlığım yansın
    Yemeğin dibi aklımın dibi
    Bana bir sır verin de tutmayayım.
    Açık konuşuyorum ( parantez aralarım bundan boş )
    Bir cümle yazayım hiç biriniz anlamayın
    Anlamayın havalı oluyor
    furuğ’dan farkım, saçlarımda gezen alnım
    Ama ben şiirleri, müsveddeler boşa gitmesin
    Dilim intihar etmesin diye,
    -hem niye- yazıyorum
    Ben bazen kitaplarımı balkondan
    Kıyafetlerimi çatıdan, kendimi dünyadan
    Aşağı fırlatmak
    istiyorum
    Bir yuvarlansam diyorum yalnışlıkla ya da yalnızlıkla
    Bir masalın tam ortasına, can simidi gibi
    Ve Allah'ım neden?
    On parmağım var da bir tanesinde bile
    hadi bana bir sevap: onu da yok etmek için
    yapamadığım ne varsa elime yüzüme,
    beni ulaşamayacağım yerlere, kendimin uzağına sakla
    sırtımdan uzay yüklü bulutlar geçsin
    kalemim tükenmesin
    bir şiir böyle bitmez ki
    Hani kivi…
    Esma Koç
  • DİKKAT OKUL VAR!
    Bütün çocuklar anlar da
    Okul kitaplarına girmez benim şiirim,
    Ben yanarken çıkardığım dumanlar
    Bakarım şemsiye olmuş sözgelimi
    Tabelâ olmuş: kiralık kat diye
    Umulmayan şeyler bile olmuş
    Ama unutulmuş kalmış alevim
    Alevdir çünkü benim şiirim
    Hayatın alev halidir
    Çiçek tozudur
    Kırılmış dalın türküsüdür
    Nasıl şık şık berber makası
    Odur,
    Aslında sekiz yıldır
    Saç tıraşımı kendim olurum, o da ayrı
    Kahveler kahveler!
    Sizde oturdum, sizde kurdum düşlerimi
    Çok şükür büyük şair değilim
    Ama, bir sır söyleyeyim mi kulağına:
    Cins şairim ben!
    Çıkar giderim,
    Nişancı bir şairim
    Gözünden haklarım imgeyi,
    Az çok kitap da karıştırdım
    Yolculuklarım da oldu
    Un peu partout, (*)
    Yine de inanma
    Hepsi de görev yolculuğuydu;
    Kars, Ardahan, Van, Karaköse,
    Sivas, Erzincan, Aydın, Manisa,
    Kırklareli, Edirne, Bilecik, Bursa,
    İşte haritada ne varsa
    Bütün kentlerde ve kimi ilçelerde bulundum
    Şiiri de büyük şovlarla yazmıyorum
    Ama alevimi kimse görmüyor da
    Dumanlarım (tanık şairler) önemseniyor
    Bu şiir burda biter:
    Dikkat okul var!
  • DİKKAT OKUL VAR! Bütün çocuklar anlar da Okul kitaplarına girmez benim şiirim, Ben yanarken çıkardığım dumanlar Bakarım şemsiye olmuş sözgelimi Tabelâ olmuş: kiralık kat diye Umulmayan şeyler bile olmuş Ama unutulmuş kalmış alevim Alevdir çünkü benim şiirim Hayatın alev halidir Çiçek tozudur Kırılmış daim türküsüdür Nasıl şık şık berber makası Odur, Aslında sekiz yıldır Saç tıraşımı kendim olurum, o da ayrı Kahveler kahveler! Sizde oturdum, sizde kurdum düşlerimi Çok şükür büyük şair değilim Ama, bir sır söyleyeyim mi kulağına: Cins şairim ben! Çıkar giderim, Nişancı bir şairim Gözünden haklarım imgeyi, Az çok kitap da karıştırdım Yolculuklarım da oldu Un peu partout, Yine de inanma Hepsi de görev yolculuğuydu; Kars, Ardahan, Van, Karaköse, Sivas, Erzincan, Aydın, Manisa, Kırklareli, Edirne, Bilecik, Bursa, İşte haritada ne varsa Bütün kentlerde ve kimi ilçelerde bulundum Şiiri de büyük şovlarla yazmıyorum Ama alevimi kimse görmüyor da Dumanlarım (tanık şairler) önemseniyor Bu şiir burda biter: Dikkat okul var! (29 Mayıs 1973)
  • Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…

    Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.

    Kalbim; ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.

    Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlana

    İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.

    Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlana

    Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.

    Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.

    İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…

    Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yanyana gelmedi. Ama gayriresmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.

    Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.

    Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.

    Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.

    Senin gözbebeklerin var ya, kadın kadın gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.

    Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.

    Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim, öfkem, kinim, sevincim, umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın… Sen tarifi imkânsızımsın.

    Ben sana kızsam, kendime küserim.

    Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

    Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.

    Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.

    Sen benim şarkımsın, herkesin dili dönmez.

    Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?

    Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.

    Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?

    Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

    Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

    Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.

    Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.

    Öğrendik ki: Her yarayı saran zaman değil, sevgidir.

    Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.

    Gittin… Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.

    Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?

    Sen yeter ki çocukluk yap. Gönlümde salıncağın hazır…

    Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.

    Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.

    Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

    Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.

    Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.

    Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.

    Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.

    Aşk, yer yerinden oynasa da; yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.

    Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi. De ki; boğazım kuruyuncaya kadar seveceğim seni.

    Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

    Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.

    O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.

    Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.

    Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.

    Belki de sonu nasıl bitecek diye korkmaktan sevmeyi unuttuk.

    Aşk ehli isen sitemin cahili olma. Şems

    Sevmek ve sevilmek güneşi iki taraftan hissetmeye benzer.

    Evvelimiz aşk, halimiz aşk, istikbalimiz aşk.

    Seviyorsan git ısır bence, köpek gibi sevdiğini o da anlasın.

    Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?

    Bir insanın bir insana verebileceği en ölümsüz hediye, sevgidir.

    Sesindeki huzuru kimse bilmesin. Kıskanırım.

    Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?

    Sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek.

    Ey gece git o yâre söyle. Kokusuna sarılıp uyumak isteyen biri var.

    Sen beni sev, geri kalan her şeyi ben hallederim.

    Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.

    Sımsıkı sarılalım, aramızdan rüzgâr bile geçmesin.

    O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.

    Ve sen ağlama. Gözlerin fazlasıyla güzel ağlamak için.

    Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece…

    Bir dilek hakkım olsaydı, gittiğin her yer olabilmeyi dilerdim.

    Bir yürek anca bir yürek ile takas edilir, yüreğini almadığıma, yüreğimi vermem.

    Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf

    Eğer aşk karşılıklı olsaydı, tek taraflı aşkın en güzel aşk olduğunu inkâr ederdi.

    Seni sen olduğun için değil, seni bende bulduğum için seviyorum.

    Beni hep yanlış anladın zaten sen. Geleceğim ol demiştim sana. Gel ecelim ol değil.

    Herkesten kıskanacak kadar değil, herkesi kıskandıracak kadar sev.

    Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.

    Kızdığında, küstüğünde bile seni düşünen bir sevenin olması ne güzeldir.

    Bir insan aşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir. Ama anlayana işte…

    Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem.

    Dilek tutman için yıldızların kayması mı gerekiyor illa ki? Gönlüm gönlüne kaydı yetmez mi?

    Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni…

    Aşkın gözyaşları ıslatırken sevgilinin omzunu, neden bu kadar geç kaldığını sorar aşk meleği.

    Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.

    Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

    Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım diyenler. Güle başka isim versen değişik kokacak mı?

    Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

    Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

    Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.

    İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

    Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır…

    Belki de aşk asla kullanılmamalıydı cümle içinde, zaten bir daha gönül koymak mı ortaya, tövbe.

    Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim şimdi karanlıklar sırdaşım yağmurlar gözyaşım oldu.

    Bir kadın aşka inanmıyorum derken, aslında tek bir şey söylemek istiyordur: Hadi beni aşka inandır.

    Sevgi; insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.

    O yokken “hayır sevmiyorum, unuttum” deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.

    Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.

    Halden ala halsizliğim, sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra, umurumda değil kimsesizliğim.

    Gerçek sevgi sabırdır, her şeye dayanır. Affeder, çabalar, gerektiğinde susar, kabullenir ama asla bitmez.

    Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin, yüreğini taşırım dedim.

    Yerden yere vurmak yardan yâre tutulmak değildi aşk. Yer yerinden oynasa da Yâr’i yürekten oynatmamaktı aşk.

    Gönlüme düştüğü günden beri o ateşi aşk bilirim. Lal olmuş dilime adını dolar. Beni sen, seni ben bilirim.

    Aşk ateşten bir parçadır; önce ruhunu aydınlatır, sonra bedenini ıstırtır. Ama illaki yakar benliğini kavurur.

    Aşk’a sınır koyamazsın ve aşık oldun mu kalbinin esirisin onun sürüklediği yerdesin; sana acı çektirse bile.

    Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.

    Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi.

    Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

    Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.

    Bazen hiç ummadığınız birine aşık olabilirsiniz ama bu yaptığınız şeyi yanlış kılmaz. Herkes mutlu olmayı hak etmez mi?

    Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri.

    O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

    Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.

    Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.

    Sevebilir misiniz? Karşılıksız, beklentisiz, hesapsız, çıkarız, özgür bırakarak. Sırf bir başkasının iyiliğini, mutluluğunu isteyerek…

    Kadehime lacivert bir akşam çöküyor gülüm. Zehrini akıtarak çöküyor. Kartana çeviriyor her saniyeyi. Üşüyorum. Üşüdükçe seni daha çok özlüyorum.

    Aşk, sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe, insanlar da pekguzelsozler.com onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.

    Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?

    Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.

    Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin.

    Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
  • İsimsiz Şiirler XVI

    Sevgilim, viran oldu gönül denen şehirim,
    Sokağıma yağan kar, sensiz bana hâr olur...
    Kâfiyem kırık dökük, kan revandır şiirim,
    Sensiz serin nağmeler; alev olur, nâr olur...

    Sırrını başkasına vereyim deme sakın,
    Fâş olur cümle esrar, uzak yakın söz olur.
    Bırak dinsin rüzgarın, yoksa sürerse akın,
    Tir tir üşürken âlem, içim dışım köz olur...

    Gözlerine namahrem kalsın âmâlar bile,
    Baykuşlar tünemesin, gönül gözüm kör olur.
    Kurulmasın gölgenin düştüğü yere hile,
    Gökler üstüme gelir, yerler bana dar olur.

    Güzelliğin, diyorum; dehşet saçmakta inan,
    Kafdağı’nda kalırsa ezel-ebed sır olur.
    Afetinden azade kalsın genç-yaşlı insan,
    Bunu bir ben bilirsem, ölmüş yalnız bir olur...

    Ankara, 2018
  • Bütün çocuklar anlar da
    Okul kitaplarına girmez benim şiirim,
    Ben yanarken çıkardığım dumanlar
    Bakarım şemsiye olmuş sözgelimi
    Tabela olmuş: kiralık kat diye
    Umulmayan şeyler bile olmuş
    Ama unutulmuş kalmış alevim
    Alevdir çünkü benim şiirim
    Hayatın alev halidir
    Çiçek tozudur
    Kırılmış dalın türküsüdür
    Nasıl şık şık berber makası
    Odur,
    Aslında sekiz yıldır
    Saç tıraşımı kendim olurum, o da ayrı
    Kahveler kahveler!
    Sizde oturdum, sizde kurdum düşlerimi
    Çok şükür büyük şair değilim
    Ama, bir sır söyleyeyim mi kulağına:
    Cins şairim ben!
    Çıkar giderim,
    Nişancı bir şairim
    Gözünden haklarım imgeyi,
    Az çok kitap da karıştırdım
    Yolculuklarım da oldu
    Un peu partout (Her yerde)
    Yine de inanma
    Hepsi de görev yolculuğuydu;
    Kars, Ardahan, Van, Karaköse,
    Sivas, Erzincan, Aydın, Manisa,
    Kırklareli, Edirne, Bilecik, Bursa,
    İşte haritada ne varsa
    Bütün kentlerde ve kimi ilçelerde bulundum
    Şiiri de buyük şovlarla yazmıyorum
    Ama alevimi kimse görmüyor da
    Dumanlarım (tanık şair) önemseniyor

    Cemal Süreya'nın toplu şiirlerini barındıran bu esere Cemal Süreya'nın bize kendini anlatmış olduğu şiirle başlamak istedim. Öyle ki onun şiirlerini okurken bir anlam verememiş ve bu adam neden bu kadar şişirilmiş diye düşünüyordum. Birkaç güzel söz ve şiir dışında geneline pek bir anlam veremedim. Tâ ki yukarıda paylaşmış olduğum şiire rastlayana kadar. Düşünüyorum da kimi şeyleri biz anlamayabiliriz ya da o an ki ruh durumumuz anlamamıza izin vermeyebilir. Onu yalnız yazan kişi anlayabilir. Biz de anlayabilmek için değişik ruh durumlarıyla okuyunca belki anlayabiliriz ya da Cemal Süreya gibi düşünürsek anlayabiliriz. Sözü daha çok uzatmadan genel değerlendirmem olarak 7 puanı yeterli gördüm. :)